KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5606 E., 2011/17837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2010 tarih ve 2008/166-2010/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkil şirkete ihtarname gönderdiğini, ihtarnamede EKİNOKS ibaresini 20., 37. ve 42. sınıf mal ve hizmetlerde kendi adına marka olarak tescil edildiğini, bu nedenle bu ibarenin kullanılmasından vazgeçilmesini istediğini, müvekkilinin “Ekinoks” ibaresini 1996 yılından beri inşaat sektöründe kullandığını, davalının tescil başvurusundan önce müvekkilince bu ibarenin kullanılıyor olması, bu nedenle müvekkilinin önceye dayalı bir hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalı markasının 37. ve 42. sınıftaki bazı hizmetler açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Ekinoks” markasının müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkilinin markasına davacı şirketin tecavüzünün önlenmesi amacıyla davacı şirkete ihtarname gönderildiğini, davacının bu ibareyi kullanma hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı adına tescil edilmiş olan “Ekinoks” markası üzerinde önceye dayalı bir hakka sahip olduğu ve buna dayanarak davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep edebileceği, davacının hükümsüzlük davası açma hakkını davalıya ait markanın varlığını bilmesi veya bilebilecek durumda olmasına rağmen sessiz kalmasından ötürü kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 Sayılı KHK'nın 42 nci maddesi uyarınca hükümsüzlük davalarının 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmesine göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5606, K. 2011/17837, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama