KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5687 E., 2010/6393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.186 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.10.2007 Gün ve 2004/952-2007/608 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.12.2009 gün ve 2008/3653-2009/12953 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının uluslararası kara, deniz ve hava taşıması alanında faaliyet gösterip davalının üretimini yaparak Bakü-Ceyhan boru hattı inşaatında iş alan üçüncü firmalara gönderdiği emtiaları Ankara’dan Azerbeycan, Kazakistan ve Gürcistan’a ve yine davalı firmanın Avrupa’nın Barcelona, Düsseldorf ve Viyana gibi bazı kentlerinden alımını yaptığı benzer nitelikteki emtiaların da Ankara ve Azerbeycan’a nakliyesini taşıyıcı olarak gerçekleştirdiği gibi, bazı taşımalarda acentelik hizmeti verdiğini, davalının müvekkilinin taşıma ve acentelik hizmetlerinden doğan faturalarından bir bölümünü ödediğini ancak,
276.127 USD ve 4.091 Euro’luk faturanın ödenmediğini, icra takibinde davalının takip miktarının 91.872 USD’lik bölümünü kabul edip icra dosyasına yatırarak, 188.857 USD ve 4.091 Euro bakiye takip miktarına itiraz ettiğini belirterek, davalının Şişli 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/7874 sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın 278.018 USD üzerinden, 276.127,32 USD alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 46. maddesi gereğince USD faizi, Euro alacağı yönünden ise 4119 Euro üzerinden 4091 Euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4a maddesi uyarınca yürütülecek Euro faiziyle birlikte, takip talebindeki diğer koşullar dairesinde devamına, hükmolunan ve davalının haksız çıktığı alacak miktarı olan
184.255 USD ile 4091 Euro’nun takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak YTL karşılığının %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının takas-mahsup, haksız takip tazminatı ile davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizin 15.12.2009 tarihli ilamının 2. ve 3. bendinde yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. Davacı vekili 05.04.2010 tarihinde yeniden karar düzeltme dilekçesi vermiştir.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı vekilinin gerek borca itirazında gerekse yargılamada beyan ettiği takas-mahsup savunması kapsamındaki taleplerinin CMR 32. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığına dair zamanaşımı def’inin yargılama aşamasında davacı vekilince ileri sürülmemiş olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen 25.02.2010 tarihli tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili Dairemiz bozma ilamının 11.02.2010 tarihinde tebliği üzerine süresi içinde 25.02.2010 tarihinde karar düzeltme isteminde bulunmuş, karar düzeltme dilekçesinin davalı vekiline 04.03.2010 tarihinde tebliği üzerine davalı vekili de yasal süresi içinde, 12.03.2010 tarihinde katılma yoluyla karar düzeltme talep etmiştir.
Davalı vekilinin katılma yoluyla karar düzeltme dilekçesi davacı vekiline 24.03.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili 05.04.2010 tarihinde verdiği dilekçe ile harcını da yatırarak tekrar karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bozma ilamının tebliği üzerine karar düzeltme talep süresi başlayan davacının, davalı vekilinin katılma yoluyla karar düzeltme dilekçesinin tebliği üzerine yeniden karar düzeltme isteminde bulunma hakkı doğmadığı gibi, 05.04.2010 tarihli karar düzeltme dilekçesi de onama ilamının tebliğ tarihine göre, HUMK 440. maddesindeki 15 günlük karar düzeltme süresi geçtikten sonra verilen bir dilekçe olduğundan 05.04.2010 tarihli karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
3- Davalı vekili gerek cevabi ihtar ve icra takibindeki borca itiraz dilekçesi, gerek cevap dilekçesi ve yargılamadaki savunmalarında, 15.12.2009 tarihli bozma ilamımızın 2 ve 3 nolu bentlerinde belirtilen savunmaları yanında, davacının alacaklı olduğu iddiasının, davalının yaptığı ödemeleri, aslında olmayan borçlara saymasından ve davalıya verdiği zararları dikkate almayarak hesap yapmasından kaynaklandığını belirterek, davacıya Irak’ın Basra ilindeki alıcıya teslim edilmek üzere 28-29 Ağustos 2003 tarihlerinde yedi araçlık mal teslim ettiğini, davacının bu malları Basra yerine Musul’a götürüp terk ettiğini, davalının bu taşıma için 35.000 USD tutarında ilave taşıma ücreti ödemek zorunda kaldığını, davacının
sözleşmeyi ihlal ederek teslim borcunu yerine getirmemesi nedeniyle bu ilave taşıma ücretinden sorumlu olduğunu, bu zararının davacı alacağına takas-mahsubu talebinde bulunduklarını, ayrıca davacının bu taşıma için 2 adet 03.09.2003 tarihli 261689 no’lu 9900 USD ve 261689 no’lu 7650 USD bedelli iki adet fatura kestiğini tam taşıma ücretini istediğini, tam taşıma yapmış gibi ücret talep edemeyeceğini taşınmayan kısma isabet eden taşıma ücreti tutarının da dava konusu alacaktan düşülmesi gerektiğini, 90215,40 USD tutarındaki malları 30.08.2003 tarihinde, Basra’daki alıcıya teslim etmek üzere teslim alan davacının bu malları zayi ettiği gibi,
bu taşıma için de 01.09.2003 tarihli 261654 no’lu 7050 USD bedelli taşıma ücreti faturası düzenlediğini, davacının zayi ettiği mallar için taşıma ücreti isteyemeyeceğinden bu bedelin de dava konusu alacaktan düşülmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamımızda 2 ve 3 nolu bentlerde belirtilen savunmalar yanında davalının bu savunmaları üzerinde de durulmamış, taşıyıcıya teslimden itibaren 60 gün içinde zayi iddiasını ileri sürdüğüne dair belge sunmadığından, davalı defterlerinin de lehine delil teşkil etmediğinden bahisle takas mahsup talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle savunmasına itibar edilmemiştir.
Mahkemenin inceleme ve araştırması, savunmanın reddine dair karar gerekçesi yeterli olmayıp, davalının sunduğu deliller irdelenmek suretiyle davalının savunma kalemleri tek tek gerekçelendirilerek davanın çözüme kavuşturulması zorunludur.
Davalının 7 araçlık malın Basra yerine Musul’a götürülüp bırakıldığı savunması sabit görüldüğünde de bu taşıma ile ilgili tam taşıma ücretinin malların Musul’a kadar taşınmasına isabet eden taşıma ücreti miktarından fazla olan kısmından ve davacıya ödenen tam taşıma ücretinden daha fazla ek taşıma ücreti ödenmişse bu fark ücret kısmından da davacının sorumlu olduğu hususu nazara alınmalıdır.
15.12.2009 tarihli bozma ilamına uyulması halinde bozma ilamının 3 nolu bendinde belirtilen 90215 USD bedelli malın teslim edilmeyip zayi edildiği iddiası sabit görüldüğünde de bu taşıma ile ilgili olduğu iddia edilen 7050 USD bedelli navlun faturası bedelinin de takas mahsubu savunmasının tartışılması gerekmektedir.
Alınan son heyet raporu ve ek rapor yeterli olmayıp, davalı vekilinin savunmasında belirttiği faturaların dava ve icra takibine konu olmadığına ilişkin bilirkişi raporundaki gerekçe de, davalının takas-mahsup savunmasının temeli bu faturalar olduğundan davada çözümlenmesi gereken hukuki meseleler kapsamında olması nedeniyle yerinde değildir.
Bu nedenlerle, dosyadaki belge ve delilleri, tarafların iddia ve savunmalarını, önceki bilirkişi raporlarına itirazlarını tek tek değerlendirip irdeleyen, aralarında uluslararası karayolu taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu hususlara ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 15.12.2009 gün 2008/3653 E - 2009/12953 K sayılı ilamının 2 ve 3 nolu bentlerindeki bozma gerekçelerine ilaveten hükmün bu ilamda yazılı gerekçelerle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5687, K. 2010/6393, 4 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama