KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5743 E., 2010/7729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 tarih ve 2007/814 - 2008/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ... arasında personel maaşlarının müvekkili aracılığıyla ödenmesi amacıyla 03.05.2001 tarihli protokol imzalandığını, davalının haklı neden olmaksızın protokolü süresinden önce feshettiğini ileri sürerek, (8.970.474.450) TL.cezai şart bedelinin 15.07.2002 tarihinden, protokol gereği verilen otomobil ve bilgisayarın maliyet bedeli olan (12.252.000.000) TL.'nın ise 03.05.2001 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemiz'e ait 26.02.2007 tarihli ilama dayanılarak, BK'nun 244/3.maddesi uyarınca bağışlamayı takyit eden mükellefiyeti haklı bir sebep olmaksızın icra etmemesi halinde bağışlayanın, bağışlananın elinde ne kalmış ise onun iadesini dava edebileceği, dava konusu otomobil ve bilgisayarın davalıya protokol çerçevesinde verildiği,
bağışlayanın geri verme borcunun kapsamının sebepsiz zenginleşme kurallarına göre belirlenmesinin gerektiği, aynen iadenin mümkün olmaması halinde temerrüdün 01.11.2002 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi ve ihtarnameyle verilen süre dikkate alınarak belirleneceği gerekçesiyle cezai şart alacağı yönünden davalıdan (8.970.474.450) TL.'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ilişkin önceki karar kesinleştiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına, bağışlanan bilgisayar ve otomobilin bulunduğu hal üzerinden davalı tarafından davacıya aynen iadesine,
aynen iadenin mümkün olmaması halinde toplam (12.249,50) YTL.'nın 08.11.2002 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.01.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, davalı kurumun personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılıyla ödemesine ilişkin olarak yapılan protokol uyarınca kararlaştırılan cezai şartın ve protokol karşılığı verildiği iddia olunan otomobil ve bilgisayar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda BK'nun 244/3.maddesi uyarınca bağışlamayı takyit eden mükellefiyeti haklı bir sebep olmaksızın icra etmemesi halinde bağışlayanın, bağışlananın elinde ne kalmış ise onun iadesini dava edebileceği, dava konusu otomobil ve bilgisayarın davalıya protokol çerçevesinde verildiği,
bağışlayanın geri verme borcunun kapsamının sebepsiz zenginleşme kurallarına göre belirlenmesinin gerektiği, aynen iadenin mümkün olmaması halinde temerrüdün 01.11.2002 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi ve ihtarnameyle verilen süre dikkate alınarak belirleneceği gerekçesiyle cezai şart alacağı yönünden davalıdan (8.970.474.450) TL.'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ilişkin önceki karar kesinleştiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına, bağışlanan bilgisayar ve otomobilin bulunduğu hal üzerinden davalı tarafından davacıya aynen iadesine,
aynen iadenin mümkün olmaması halinde toplam (12.249,50) YTL.'nın 08.11.2002 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalının BK'un 244/3 maddesi uyarınca bağışlanan aynen iade etme hakkını haiz bulunduğundan ve mahkemece verilen karar da bu nedenle yerinde bulunduğundan davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemiz’in bozma kararı kaldırılarak, mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5743, K. 2010/7729, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama