KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5783 E., 2011/9039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/10/2009 tarih ve 2008/235-2009/667 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin SSK emeklisi olduğunu, çalışmak için 16.06.2000 tarihinde Azerbaycan'a gittiğini, maaşını aldığı bankanın Ziraat Bankası'na devredildiğini, kendisinde bu bankaya ait bankamatik kartı olmadığı için maaşını bir süre davalı bankadan havale yoluyla aldığını, 21.11.2003 tarihine kadar bu şekilde maaşını aldığını, bu tarihten sonra maaşının gönderilmemesi üzerine davalı banka görevlilerine bunun nedenini sorduğunu, kendisine havale ile emekli maaşının gönderilmesinin mümkün olmadığı,
bank kart çıkartması ve bunun için de bir takım belgeleri bankaya getirmesinin gerektiği şeklinde bilgi verildiğini, yurt dışında olması nedeniyle bu işlemleri yapamadığını, 11.03.2008 tarihinde Türkiye'ye geldiğini, birikmiş maaşını almak için bankaya gittiğinde yalnızca son beş aylık maaşının hesabında olduğunu, daha önceki maaşlarının ise vezneden ve ATM'den çekildiğini öğrendiğini, müvekkilinin maaşının çekilmesi hususunda kimseye vekaletname veya talimat vermediğini ileri sürerek, 20.699 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talimatı üzerine hesabına yatan emekli maaşının Azerbaycan'daki bankaya havale edildiğini, davacının en son 29.12.2003 tarihinde maaşının havale edilmesini istediğini, 2004 yılının ilk yarısında maaşının kızına ödenmesi için bankaya talimat gönderdiğini, mağdur olmamaları için Emlak Bankası'ndan devredilen tüm emekli maaş hesapları için otomatik olarak banka kartları düzenlendiğini, davacının ATM kartının davacının talimatı ile kızına teslim edildiğini, bu tarihten sonra çekilen paraların büyük çoğunluğunun bu kart ile çekildiğini, müvekkiline karşı böyle bir davanın açılmasının MK'nun 2. maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının emekli maaşını 14.11.2002 tarihinden itibaren davalı bankanın Turgutlu Şubesi'nden almaya başladığı, Azerbaycan'a gitmesi üzerine davacının talebi doğrultusunda maaşının havale olarak bulunduğu yerdeki bankaya gönderildiği, davacının, kızının Ankara'da okul kazanması sonrasında emekli maaşının kızına ödenmesi için bankaya talimat verdiği, bu talimat uyarınca davacının maaşının kızı tarafından ATM aracılığıyla çekildiği, 2007 yılı Kasım ayında davacının, maaşının kızına ödenmemesi konusunda talimat verdiği, bu tarihten sonra davacının maaşını kendisinin aldığı, davacının kızı tarafından çekilen maaş bedellerini davalı bankadan istemesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5783, K. 2011/9039, 19 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama