KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5818 E., 2012/5443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk. Mahkemesi’nce verilen 27/01/2010 tarih ve 2008/283-2010/13 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 43. hizmet sınıfında "Crystal Hotels Resort & SPA Antalya Turkey+Şekil" markasının tescili için yaptığı başvurunun, davalı tarafından "Kristal " markasıyla benzer bulunması nedeniyle kısmen reddedildiğini, ret kararına itirazın da kabul edilmediğini, oysa her iki markanın ayırt edilmeyecek kadar benzer olmadığını ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 2008/M-3828 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı başvurusu ile redde mesnet mankanın aynı olmasa da ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, davalı TPE'nün YİDK karar tarihindeki hukuki duruma göre karar vermek zorunda bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin “Crystal Hotels Resort & SPA Antalya Turkey + Şekil” ibareli marka tescil başvurusunu 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddeden davalı TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava dışı Kristal Kola A.Ş. adına tescilli redde mesnet markanın, "Kristal" ibaresinden oluştuğu ve emtia listesinin 43. hizmet sınıfını kapsadığı tespit edilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmüne göre, TPE tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK'nin 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır.Yine
KHK'nin 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.
Somut olayda davacıya ait başvuru ile redde dayanak markadaki 43. sınıf hizmetler aynı tür hizmetler olmakla 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmünün uygulanma koşullarından ilki gerçekleşmiştir. Şu halde maddenin uygulanmasının ikinci koşulu olan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığı incelenmelidir.
Taraf markalarının aynı olmadığı açıktır, bahse konu işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığına gelince; her ne kadar işaretler arasında esas unsurlarından kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de davacı başvurusunda bulunan şekil unsuru ile kelime unsurlarından kaynaklanan görsel, işitsel, semantik farklılıklar karşısında, davaya konu markaların gözde ve kulakta bıraktığı intiba farklılaşmakta, bu farklılıklar davacının marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markadan "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan çıkartmaktadır.
Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davalı TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARŞI OY
Markalar hukukunda genel olarak kabul edilen ve Dairemizce de benimsenen görüşe göre, bir marka sadece esas unsur olarak tek bir ibare ve/veya şekil yada ibareler ve/veya şekillerden oluşabileceği gibi, esas ve yardımcı unsurlardan da oluşabilmektedir. Markada esas unsurdan anlaşılan, markayı seçenin ürününü/hizmetini tanıtırken kullanmak ve tüketicinin algısına yerleştirmek istediği ibare ve/veya şekildir. Yardımcı unsur ise çoğunlukla markanın kullanıldığı ürünün/hizmetin kullanılış amacını veya şeklini gösterir şekilde vasıf bildirici kelimelerden ya da şekillerden oluşmaktadır. İki marka karşılaştırılırken özellikle vasıf bildiren yardımcı unsurlar değerlendirilmeye alınmamakta, esaslı unsurlar dikkate alınmaktadır.
Bir marka başvurusu sırasında Türk Patent Enstitüsü tarafından resen dikkate alınan ve tescil için mutlak red nedeni olarak sayılan 556 sayılı KHK'nin 7. Maddesinin 1-b bendi hükmüne göre; "aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar" tescil edilemez.
Davamıza konu, davacının başvurusu olan "CRYSTAL HOTELS RESORT&SPA ANTALYA TURKEY+şekil” işaretinin tescil edilmek istendiği hizmetler ile daha önce tescilli bulunan ve redde mesnet alınan "KRİSTAL + Şekil" markanın kapsamında kalan hizmetlerin aynı olduğu hususu sabittir.
Markaların ibare/şekillerinin aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığı konusuna gelince, davacı başvurusundaki " HOTELS RESORT&SPA ANTALYA TURKEY” ibarelerindeki HOTELS RESORT&SPA” ibareleri hizmetin vasfını bildirici, “ANTALYA TURKEY” ibareleri ise hizmetin nerede verildiğini gösteren yardımcı unsurlardır.
Bu nedenle kanaatimce markanın esas unsuru Türkçede de anlam ifade eden “CRYSTAL” kelimesi olup, İngilizce bilen bilmeyen tarafından “Kristal” olarak okunmaktadır. Ki bu ifade, redde mesnet alınan marka olan “KRİSTAL” ibaresi ile aynıdır. Davacı başvurusunun marka olarak tescil edilmesi halinde sesli reklamlarda bu ibarenin “Kristal Hotel” olarak ifade edileceği de açık olup, şekil unsurları da böyle bir reklamda markada yer almayacaktır.
Kaldı ki markalardaki şekil unsurları da ayırd edici nitelikte de değildir. Benzer bir olayda Dairemiz “TURKLAND BANK + Şekil” ibaresi ile “TÜRKLAND+pusula şekli içinde W-N-O-S” markasını 7/1-b anlamında benzer kabul etmiştir. (11.HD.
15/12/2011 tarih 2010/148 -2011/17090 sayılı karar) Bu nedenlerle davacının marka başvurusu ile redde mesnet markanın 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi kapsamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu yöndeki mahkeme kararının onanması gerektiğini düşünüyor ve bu yön itibariyle Sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5818, K. 2012/5443, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama