İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/6114 K.2012/5936

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2009 tarih ve 2009/136-2009/902 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2012 günü başkaca gelen…

Esas2010/6114Karar2012/5936Tarih12 Nisan 2012Okuma4 dk · 756 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/6114 E., 2012/5936 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Nisan 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

756 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2009 tarih ve 2009/136-2009/902 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili ... ile davalının, müvekkili şirketin ortakları olduğunu, davalıdan kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle şirket ortaklığının devamının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasını, bunun mümkün olmaması halinde davacı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, şirketin fiilen davacı tarafından yönetildiğini, davacının tasarrufları sonucunda şirketin işlemez hale geldiğini, taraflar arasında bu konuda açılmış davalar ve suç duyuruları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı şirkette diğer davacının %90, davalının %10 hissesinin bulunduğu, iki ortaklı bir limited şirkette bir ortağın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilemeyeceği, taraflar arasındaki inkar edilmeyen çekişmenin, ortaklıktaki karşılıklı güveni ortadan kaldıracak ve zarar verecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, TTK.’nun 551 ve 549. maddeleri uyarınca davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılması, bu mümkün olmazsa, davacı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.

Davacılar vekili tarafından, davalının şirket işleriyle ilgilenmeyip İstanbul’da yaşamaya başladığı, davacı şirket adına kredi çektiği halde parayı şahsi ihtiyaçları için kullandığı, davalının bu hareketleri sonucunda borçların ödenemez hale geldiği gibi parasızlık yüzünden kiralanan taşınmazın dahi tahliye edilmek zorunda kalındığı ileri sürülmüştür. Davalı vekili ise davacı ile aslında ortak olmasa da şirketi birlikte yönettiği eşi hakkında, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak, nitelikli hırsızlık ve haksız rekabet

suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/125836 Hz. numarası ile soruşturma açıldığını, müvekkilinin davacı şirkete gittiği zaman, üretim kısmında kullanılan demirbaş eşyalar da dahil şirketin tüm eşya, defter ve kayıtlarının yerlerinde olmadığını gördüğünü, davacı ... tarafından mal sahibine verilen 27.10.2009 tarihli dilekçe ile taşınmazın tahliye edildiğinin öğrenildiğini, ancak eşyaların ve defterlerin nereye götürüldüğünün öğrenilemediğini, kayıtlarda ise davacı şirket adresinin halen aynı yer olarak gösterildiğini, davacı ...’ın eşi ... ile birlikte yarattığı karışıklık ortamı sürerken E-F Danışmanlık Ltd.

Şti.’ni kurduğunu, davacı şirketin tüm çalışanlarının 31.01.2009 tarihinde işten çıkarılıp 01.02.2009 tarihinde E-F Danışmanlık Ltd. Şti.’nde işe başlatıldığını, 22.01.2009 tarihinde davacı ...’ın bu şirketteki hisselerini devredip daha sonra da şirket unvanını davacı şirkete çok benzer şekilde Teknik Destek Gurubu Bilimsel Ölçme Araştırma Danışmanlık Eğitim Tercüme Bilişim Müh. Mak. Ltd.

Şti. olarak değiştirdiğini ve davacı şirketin müşterilerinden, sanki davacı şirketmiş ve sadece adres değiştirilmiş gibi para tahsiline çalıştığını, diğer bir deyişle davacı şirketi işlemez hale getirip şirketten kurtulmaya çalışanın gerçekte davacı olduğunu savunmuştur. Mahkeme ise TTK.’nun 549. maddesindeki haklı nedenlerin varlığı halinde, hangi ortağın kusurlu olduğuna bakılmaksızın, ortaklıktan çıkarma kararı verileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

Oysa Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına ve hukukun genel ilkelerine göre kusurlu taraf, kendi kusurlu davranışlarından, kendisi lehine sonuç çıkaramaz. Somut uyuşmazlıkta da davalı vekilince asıl kusurlu tarafın davacı ... olduğu savunulup davanın reddi istendiğine göre, mahkemece tarafların bu konuda sunduğu tüm deliller incelenip değerlendirilmek suretiyle, davacı şirketin işlemez hale gelmesinde gerçekte hangi ortağın kusurlu olduğunun tespit edilmesi, asıl kusurlu olan taraf davacı ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca her ne kadar TTK.’nun 551. maddesi uyarınca davalının şirket ortaklığından çıkarılması için açılan davada şirketin davacı olması mümkün ise de, şirketin fesih ve tasfiyesi davasında, davanın şirkete yöneltilmesi gerekir. Her ne kadar somut uyuşmazlık yönünden, davacı şirket iki ortaklı olup Dairemizin içtihatlarına göre iki ortağın da taraf bulunduğu fesih davasında husumet sorunu yoksa da, kararın yine de şirket aleyhinde verilmesi ve yargılama giderlerinin de şirketten alınması, dolayısıyla fesih ve tasfiye davasında şirketin davacı değil, davalı olması gerekmektedir.

Bu durum karşısında mahkemece öncelikle yukarıda da açıklandığı üzere, şirketin feshini istemekte kimin kusurlu olduğunun tespit edilmesi, daha sonra şirketin sadece davalının ortaklıktan çıkarılması davasında davacı olabileceği kabul edilerek, fesih ve tasfiye davasında davalı ...’in kusurlu bulunduğu sonucuna varılırsa hükmün şirket aleyhinde kurulması, başka bir deyişle diğer ortağa karşı dava açılmakla şirkete karşı da husumet yöneltilmiş gibi kabul edilip yargılama giderlerinin şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6114, K. 2012/5936, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6114
Karar No
2012/5936
Tarih
12 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/6130 K.2012/5699
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/6160 K.2012/5937
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/6172 K.2012/5917
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/6186 K.2012/2803
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/6204 K.2012/8109
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/6237 K.2012/5457

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.