KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6183 E., 2010/6399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2008 gün ve 2007/109-2008/18 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.02.2010 gün ve 2008/5129-2010/1475 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, bir numaralı davalının adına 25.05.2005 tarihinde tescilli olan ve iki numaralı davalının lisans hakkına sahip olduğu profil birleşim sistemi tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, zira anılan ürünün davalılar tarafından 1998 tarihli lisans sözleşmesine konu olduğunu, Alman Patent Başvurusu Rüçhanı ile yapılan WO 96/28662 nolu patent başvurusuna konu ürün resimleri ile aynı olduğunu, bunun yanında iki nolu davalının internet sitesinde PİLA sisteminin yeni olmadığını gösteren iş referanslarının bulunduğunu,
böylelikle daha önce kamuya sunulan ürünün kötüniyetle ve 3 yıl sonra Türkiye’de tescil edildiğini, kaldı ki, aynı tasarımın hükümsüzlüğü amacıyla ayrı bir davanın da açılmış olduğunu ileri sürerek, bir nolu davalı adına tescilli çoklu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz bulunduğu, davacı dışında kişiler tarafından açılan hükümsüzlük davalarının bekletici mesele yapılmasının gerekmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş; Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.02.2010 tarihli ilamıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6183, K. 2010/6399, 4 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama