KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6205 E., 2010/5705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2002/43-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asıl ve birleşen davada, davalıların müvekkilinde ortağı olduğu dava dışı kooperatifin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, hiçbir borcu olmadığı halde müvekkiline aidat borcu ve gecikme faizi tahakkuk ettirilerek hakkında icra takibine geçildiğini, gecikme faizi borcu kaldırılacağı sözü üzerine takibe itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, aradan bir yıl geçtikten sonra takibin durdurulacağı sözüne rağmen müvekkilinin haberi olmadan üzerine haciz konulan 6.Blok kat 4 D 8 nolu taşınmazın satışa çıkarıldığını, kendisine avukata masrafları ödendiği takdirde satışın düşürüleceği sözünün verildiğini,
bu beyan üzerine kooperatif vekiline 12.05.2001 tarihinde 40.000.000- TL.nin ödendiğini, borcun bulunmamasına karşın satışın düşürülmediğini ve davacıya ait taşınmazın muvazaalı olarak satıldığını ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün tapusunun muvazaa nedeni ile iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bina bedeline karşılık şimdilik 15.000- YTL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ...ve ... vekili ile bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın 22.09.1999 tarihinde satım yolu ile ...'e geçtiği, dava dışı kooperatifin davacı hakkında aidat borcu nedeni ile ilamsız takipte bulunduğu, takibin kesinleştiği ve dava konusu taşınmaza haciz konduğu, kıymet takdiri yapılarak açık arttırma yolu ile taşınmazın satıldığı, davacının açtığı ihalenin feshi davasının ise reddedildiği, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarı ile dava dışı başka bir şahsın adına tapuda kayıtlı olduğu,
tapu iptal ve tescil istemi yönünden davalılara husumet düşmeyeceği, gerek icra takibi gerekse satış tarihlerinde davalılardan ... ve ...' ın kooperatif yönetiminde yer almadıkları,bu davalıların kusurlu eyleminden söz edilemeyeceği, davacının dava dışı kooperatifin üyesi davalıların da bu kooperatifin yöneticileri oldukları, davacıya ait dairenin kooperatifçe icra yolu ile sattırıldığı, kooperatif yönetim kurulu üyesi olan davalıların görevleri gereği yaptıkları girişim ile davacı hakkında takip yapılıp dava konusu dairenin satışının yapıldığı, davacı tarafın davalıların haksız eylemleri ile zarara uğradığı yolunda bir kanıt sunamadığı,
davacı tarafın dahi icra dosyalarında kooperatife faiz borcu olduğunu kabul ettiği, dahili dava yolu ile bir şahsın davalı gösterilmesine usul hukukumuzun el vermediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6205, K. 2010/5705, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama