KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6242 E., 2010/6463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.05.2008 tarih ve 2007/503-2008/697 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olan davalının aidat ve gecikme faizi borcunu ödemediğini, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, genel kurul kararları uyarınca davalının aidat ve gecikme faizi borcunun olduğunun tespit edildiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, 820.00 YTL asıl alacak ve 3.209.25 YTL gecikme faizi üzerinden takibin devamına ve asıl alacağın % 40 üzerinden inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, genel kurulda ortaklardan alınmasına karar verilen aidat ve gecikme faizi alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, icra takibinde BK.nun 104 ncü maddesine aykırı
Şekilde işlemiş faiz alacağına temerrüt faizi uygulanacak şekilde talepte bulunulduğu dikkate alınmadan ve tahsiline karar verilen gecikme faizi alacağına takip tarihinden itibaren faiz uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6242, K. 2010/6463, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama