KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6243 E., 2010/7901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- KADIKÖY 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1999/1227 ESAS
- Birleşen dava
- İSTANBUL 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2004/216 ESAS
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2007 tarih ve 2001/1570 - 2007/756 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin davalı kooperatiften alacağını tahsil için başlattığı takibe asıl davadaki davalılarca itiraz edildiğini, müvekkilinin alacağı olmasına rağmen tasfiye kurulu üyelerinin kooperatifin tasfiyesini sağladıklarından kooperatifin borcundan mütesilsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek,
takibe vaki haksız itirazın iptaline, kooperatifin hükmi şahsiyetinin sona erdirilmesi kararının iptali ile ticaret siciline tesciline ve icra inkar tazminatına, birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/1227 Esas sayılı dosyasında, kooperatifin ihyasına dair verilecek kararın ticaret siciline tescili ve ilanınına, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/266 ve İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/127 esas sayılı davalarında ise, kooperatifin tasfiye edilmesin-den sonra ortak ve kat maliklerinin kooperatifin müvekkkiline olan borçlarından tapudaki payları oranında sorumlu olduklarını ileri sürerek,
tasfiye edilen kooperatifin müvekkiline olan 48.325,80 TL borcunun tapudaki payları oranında kat maliki olan davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, haklarındaki davalar takip edilmeyen davalılar hakkındaki davaların açılmamış sayılmasına, diğer davalılara yönelik davaların esastan reddine, asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı 4.666,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali, tasfiye edilen kooperatifin borcunun kat maliklerinden arsa payları oranında tahsili ve kooperatifin ihyası istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Birleştirme kararı ile birleştirilip yargılaması birlikte yürütülen davalar bağımsızlıklarını korumaya devam ederler.
Mahkemece, birleştirilen her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin buna göre saptanması gerekir. Bu nedenle birleşen her bir dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Nitekim karar tarihinde yürürlükte bununan tarifenin 8. maddesinde de, birleşen davalar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Ana davada, davacı tarafından tasfiye halindeki kooperatif ve tasfiye kurulu üyeleri hakıknda takip başlatılıp, gerçek kişi davalıların itirazı üzerine takibin devamını sağlamak için itirazın iptali davası açıldığı ve mahkemece, davanın esastan reddine karar verildiğinden hüküm altına alınan vekalet ücreti yerindedir. Ancak mahkemece, birleşen dosyada davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin miktarları doğru hesaplanmamıştır.
Şöyleki, birleşen 1999/1127 Esas sayılı davada, kooperatifin ihyası istenip Ticaret Sicil Memuru yasal hasım olduğundan reddedilen bu davada maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Birleşen 2004/216 ve 2006/127 Esas sayılı davaların, kooperatif borçlarının arsa payları oranında kat maliklerinden tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmasına göre, toplam alacaktan paylarına düşen miktar üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tüm dava değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6243, K. 2010/7901, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama