KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6261 E., 2010/5658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2008 tarih ve 2008/109-2008/900 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden kredi talebinde bulunan dava dışı Rabia Keskin ile yapılan sözleşmeyi davalının Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil sıfatıyla imzaladığını, alacağın muaaccel olması üzerine 5.030,69 TL asıl ve 38,59 TL işlemiş faiz toplamı 5.069,28 TL üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmedeki isminin üzerinin çizildiğini, bu nedenle de sözleşmenin müvekkili açısından geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeyi Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmenin bir sahifesindeki isim ve imzanın zuhulen çizildiği, diğer sahifelerdeki imzalar ve bu sözleşmeden bağımsız olarak düzenlenen bonolar üzerindeki imzaların davalıya ait olduğu, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 5.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6261, K. 2010/5658, 20 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama