KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6278 E., 2010/6731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Burdur Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2006/649 - 2008/837 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ortaklıktan çıkarılmış bulunan müvekkilinin davalı kooperatife yatırdığı aidatlardan 840,00 YTL bakiye alacağının kaldığını, ayrıca kura sonucu kendisine düşen taşınmaza PVC doğrama yaptırmış olduğunu, ortaklıktan çıkarılınca bu taşınmazın kooperatif tarafından başka birisine satıldığını, ancak müvekkili tarafından takılan PVC bedellerinin de davalı tarafından ödenmediğini, ihtarname gönderilmesine rağmen davalının müvekkilinin taleplerini kabul etmediğini ileri sürerek, aidatlardan ödenmeyen 840,00 YTL’nın çıkarılma kararının kesinleşmesinden itibaren, dava tarihindeki değeri 4.000,00 YTL olan PVC bedellerinin ise dava tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının istediği aidat alacağının henüz muaccel hale gelmediğini, muaccel olmayan bir alacak için dava açılmasının mümkün bulunmadığını, davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı davasının ise BK’nun 66. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının bu istemini kooperatife değil, davacının yerine ortaklığa alınan şahsa karşı ileri sürmesi gerektiğini, davacının müvekkilin sebepsiz zenginleşmesine konu olacak herhangi bir edimi ve kazandırmasının da sözkonusu olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı, husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı def’inin süresinde yapılmadığı, davacı tarafça bu nedenle karşı konulmuş olduğu gerekçesiyle davalının zamanaşımı def’inin reddine, davacının kendisine isabet eden daireye yaptırmış olduğu PVC kapı ve pencerelerin iadesini isteyebileceği, ortaklıktan çıkarılmasının kesinleştiği tarih olan 2004 yılı değerleri itibariyle isteyebileceği bedelin 975,15 YTL olduğu, dava sırasında aidat bedeli olan 840,00 YTL’nın davalı tarafından iade edildiği,
bu nedenle anılan hususta açılmış bulunan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının kooperatif alacağı hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, PVC bedeli olarak 975,15 YTL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davaya konu uyuşmazlığın ortaklık ilişkisinden kaynaklanıp, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca kooperatif ile ortağı arasındaki davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle davada zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava edilen 840,00 YTL aidat alacağının dava açıldıktan sonra ödendiği, davacının bu bedeli tahsil sırasında faiz ve mahkeme masraflarına ilişkin haklarını saklı tuttuğu ve bu hususun davacı vekili tarafından 08.03.2007 tarihli oturumda da belirtildiği anlaşılmıştır.Davacı anılan bedeli tahsil sırasında faize ilişkin haklarını saklı tutmuş olduğu gibi bu konuda açılmış bir dava da bulunduğundan asıl alacak tahsil edilmiş olsa bile temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş faizi talep hakkı mevcuttur.
Buna göre, mahkemece davaya konu 840,00 YTL aidat alacağına ilişkin olarak davalının temerrüde düştüğü tarihin belirlenerek belirlenecek temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş faiz alacağı konusunda hüküm kurulması gerekirken bu yön üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi,
anılan miktarın dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeniyle dava konusuz kalmış olsa bile davacının dava tarihi itibariyle haklı olup olmadığının değerlendirilerek davacının haklı olduğu sonucuna varılması halinde anılan miktara isabet eden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmamış olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6278, K. 2010/6731, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama