KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6285 E., 2010/5753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.10.2008 tarih ve 2008/252-2008/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl davada müvekkili tüzel kişiliğin davalının bağlı bulunduğu birlik olduğunu, diğer müvekkillerinin ise kayıtlı ortak bulunduklarını, anasözleşmede davalı kooperatife ortak olmak için konutların yapılacağı taşınmaza önceden hissedar olma koşulunun bulunduğunu, yöneticilerin şikayet edildiğini, bunun üzerine koşulları olmayan 91 kişiyi ortak kaydederek hakimiyetlerini devam ettirmek amacını taşıdıklarını, 27.11.2005 tarihli olağanüstü genel kurulun sahte ortaklar katılımı ile yapıldığını, toplantı ve karar nisaplarının bulunmadığını ileri sürerek,
bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini istemiş, birleşen davada da ortaklık koşullarını taşımayan ve dilekçede açıklanan 77 kişinin ortaklık kayıtlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortak kaydedilen ve genel kurula katılan tüm ortakların gerçek ortaklar olduklarını, müvekkili adına tescilli taşınmazda 584 hisse olduğunu, 451 adedinin ortaklar adına, 133 adedinin ise müvekkili adına kayıtlı bulunduğunu, konut talebinden vazgeçen ortakların hisselerini değeri üzerinden kooperatif adına alma ve yine genel kurulda belirlenen değer üzerinden talep edenlere satılması veya tahsis edilmesi yönünde yetki verildiğini, 122 ortağın bu yetki çerçevesinde kabul edildiğini, adlarına tahsis yapıldığını, tüm şartları yerine getirdiklerinde adlarına tapuda devrin gerçekleştirileceğini, 11 hissenin kaydının halen müvekkili üzerinde bulunduğunu, davaların husumet nedeniyle açıldığını, iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davada daha önce tesis edilen kararın kesinleştiği, bir ortağın ortaklı şartlarını taşımadığı veya başka bir nedenle ortak olma sıfatının bulunmadığını iddia ederek, diğer ortağın veya ortakların ortaklıklarının iptalini talep etme hakkının bulunmadığı, davacıların bu nedenle aktif dava ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı Birliğin iptal davası açma hak ve yetkisi olmadığından bu davacının davasının sıfat yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının esastan, birleşen davanın ise, aktif dava yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davanın davacıları vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, birleşen davanın davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6285, K. 2010/5753, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama