KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6290 E., 2010/5780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2007/1050-2008/911 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatif şirketin üyesi olan davalının aidat borçlarını ödememesi üzerine hakkında başlatılan takip borcunun yalnız 5.000 YTL kısmını kabul ederek 3.204 YTL kısmına kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, takip alacağının faize faiz hesaplanması sonucunda oluştuğunu, yapmış olduğu ödemelerin ve şerefiye alacağının borçtan mahsup edilmediğini, tebliğ edilen ödeme emrinde alacağın nasıl oluştuğu, aidatların hangi aylara ait olduğunun açıklanmadığını, aidat tahsilatı ve faiz uygulaması yönünden eşitlik ilkesine uyulmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, takip tarihi itibari ile davalının takip alacağı kadar borçlu olduğu gerekçesiyle itirazın iptali ile inkâr tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat borcuna ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı, davaya konu takip talebinde 7.600 TL ana para, 604 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 8.204 TL’nin tahsilini istemiş, davalı ise borcun kalemlerinde ayrıntı vermeden borcunun 5.000 TL olduğunu kabul ederek, 3.204 TL kısmına itiraz ettiğini belirtmiş, davacı da sadece itiraz edilen bu miktarla ilgili olarak iş bu itirazın iptali davasını açmıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacı tarafın 3.565 TL ana para ve 8.744 TL gecikme faizi alacağının bulunduğunu belirtilmiş ve mahkemece bu rapora dayanılarak itirazın iptaline dair hüküm tesis edilmiştir.
HUMK. 74. madde gereğince mahkemece talepten fazlasına hükmedilemez. Bilirkişi raporunda takip tarihi itibarıyla davacı tarafın isteyebileceği anapara alacağını 3.565 TL olarak belirlendiğinden mahkemece anapara bakımından bu miktardan fazlasına hükmedilemez.
Davalının kabulü de bu miktarı kapsamış olduğundan anapara bakımından itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekirken, bu hususta yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacının takip talebinde birikmiş faiz talebinin de 604 TL’den ibaret olduğu nazara alındığında, bu miktarın da davalı borçlunun takipte kabul ettiği miktar içinde bulunduğundan mahkemece temerrüt faizi yönünden de yazılı şekilde hüküm kurması doğru olmamıştır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6290, K. 2010/5780, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama