KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6293 E., 2010/6516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2006/72-2008/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu kooperatife düzenli olarak aidat ödemesi yaptığını, davalı kooperatif tarafından 03.08.2004 tarihinde yasal şekle uymayan ihtarname ile borçlarını ödemesinin talep edildiğini, 28.11.2005 tarihinde tebliğ edilen yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarıldığının bildirildiğini, ihraç kararında belirtilen ihtarnamelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı duruşmalara katılmamış, davaya cevap bildirmemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kooperatif tarafından davacının kooperatifte olan 2 ortaklığına istinaden borçlarını ödemesi için 03.08.2004 tarihinde 1. ihtarname, 16.09.2004 tarihinde 2. ihtarname, 24.11.2005 tarihinde ihraç kararının davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davacının kooperatife 2001 yılından sonra ödeme yapmadığı, ikinci ihtarda davacıya bir ay süre verilmesi gerekirken 30 gün olarak tanınması yasaya aykırı ise de bu ihtar davacıya 18.09.2004 tarihinde tebliğ edildiğinden sonucu değiştirmeyeceği, ihtarnamelere rağmen borç ödenmediğinden ihraç kararı yasaya uygun olduğu,
bilirkişi tarafından davacının bir üyeliğe ilişkin aidat borcu, tapu masrafı ve gecikme faizi borcu toplamı 1.352,07.-YTL olarak belirlenmiş, ihtarlarda ise borç 1.480,00.-YTL olarak gösterilmiş ise de bu borç miktarının davacıyı ihtar üzerine ödeme yapmakta tereddüde düşürecek oranda fahiş sayılmadığı, kaldı ki davacının da fahiş miktar nedeniyle ödeme yapmadığının iddia edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6293, K. 2010/6516, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama