KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6305 E., 2010/6499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.04.2008 tarih ve 2008/23-2008/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı kooperatife ait taşınmazların dava dışı Garanti Koza İnş.San.Tic.A.Ş.’ne kanuna ve anasözleşmeye aykırı olarak satıldığını ileri sürerek, taşınmazların satış ve tapuda devri ile ilgili işlemlerin yokluğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı şirketle 1995 yılında plazaların inşaatı konusunda sözleşme yapıldığını, ekonomik kriz nedeni ile inşaatın durduğunu, 19.04.2003 tarihli genel kurulda plazaların kapsadığı arsanın ana taşınmazdan ifrazı ve 26.000.000 USD'den aşağı olmamak üzere satılması kararı alındığını, 1 yıllık süre içinde teklif verenin olmaması nedeniyle 31.03.2004 tarihinde dava dışı şirketle sözleşme yapıldığını, 05.06.2004 tarihli genel kurulda sözleşmenin kabul edildiğini, hukuka aykırı durumun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında ortaklık ilişkisi olduğu, kooperatif tarafından genel kurul kararına aykırı satış yapılması iddiasının genel kurul kararının iptali davasında tartışılabileceği, eda davası açılabilecek durumlarda tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı ortağı bulunduğu davalı kooperatif ile dava dışı firma arasında imzalanan sözleşmenin yokluğunun tespiti için iş bu davayı açmıştır.
Her ne kadar sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince kural olarak sözleşmenin iptalini ancak sözleşmenin tarafları isteyebilir ise de, Dairemizin emsal nitelikteki kararlarında belirtildiği üzere, (16.06.2006 tarih, 2006/5064 E, 2006/7042 K) dava edilen sözleşme mutlak butlanla malûl ise ilgili kişiler bu sözleşmenin yokluğunun tespitini isteyebilirler.
Davacı, davada yönetim kurulunun 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42. maddesinin emredici mahiyetteki hükümlerine aykırı olarak söz konusu sözleşmeyi yaptığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece davacının böyle bir davayı açabileceği, şayet sözleşme yok hükmünde ise sözleşmenin yapılmasındaki sakatlığın icazet yoluyla varlık kazanamayacağı hususu nazara alınarak, neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6305, K. 2010/6499, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama