KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/631 E., 2011/8400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2009 tarih ve 2007/401-2009/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ile aralarında 22.10.1998 tarihli İnternet Servis Sağlayıcılığı Sözleşmesi, 09.03.1999 tarihli Uluslararası Data Kanallarına Ait Kira Sözleşmesi ve 25.06.1998 tarihli 30 adet Telefon hattı Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, davalının haksız olarak sözleşmeleri feshettiğini, maddi zarara uğradığı idiasıyla Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde tazminat davası açtığını, bu davanın reddedildiğini, yine müvekkilleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu, davalının bu şekilde sözleşmeleri haksız feshederek zararına sebebiyet verdiklerini,
ayrıca diğer müvekkileri hakkında asılsız şikayetlerle yıpratıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 225.000 TL manevi tazminatın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.100 TL maddi tazminatın sözleşmelerin fesih tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmelerin haklı olarak feshedildiğini, dava açmanın anayasal bir hak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki 22/10/1998 tarihli internet servis sağlayıcılığı sözleşmesinin davacı tarafından, diğer iki sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği, Ankara 11. Noterliği tarafından yapılan tespit, davacı şirketin Ankara 5. Asliye Ticaret Mah.'sindeki sözleşmeye aykırı eylemlerini savunan tevilli ikrarı, yine bu dosyadaki davacının sadece kendi haberleşmesi için kullanması gereken data hatlarını üçüncü kişilere uluslararası telefon görüşmesi amacı ile kullandırdığı yönünde güçlü emareler bulunduğuna ilişkin bilirkişi raporu,
Ankara 5. Asliye Tic.Mah.'nin bu emareleri maddi tazminata hükmetmek için yeterli bulmaması ve yeterli bulsa bile maddi tazminatın kapsamının belirlenmesinin imkansız olması ve bu nedenle davayı reddetmiş olmasının, davacının sözleşmeyi ihlal etmediği sonucunu doğurmayacağı, sözleşmeye aykırılığı kendi teknik imkanlarıyla tespit eden ve davacı şirkete olan güvenini ciddi bir şekilde kaybettiği anlaşılan davalının sözleşmeleri feshetmesinin haksız sayılamayacağı maddi zararların kapsamının belirlenmesine gerek olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirket ile davalı arasındaki sözleşmelerin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat, davacı şirket ortakları aleyhine asılsız şikayette bulunulduğu iddiasına dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalı şirket tarafından sözleşmelere aykırı hareket etmek suretiyle uğranılan maddi zararların tazmini istemiyle Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davada mahkemece, davalının (işbu davada davacı şirket) sözleşmelere aykırı davranışı kanıtlanamadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş ve kesinleşmiştir. Bu durumda sözleşmelerin haklı feshedildiğinin kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki dava dosyası ve verilen karar tartışılarak, bu dosyadaki deliller değerlendirip, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği tartışılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/631, K. 2011/8400, 6 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama