KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6392 E., 2011/16865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/07/2008 tarih ve 2008/41-2008/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinde, sokak üzerindeki rogarın tıkanması nedeniyle kanalizasyon suyunun geri gelmesi sonucu hasar oluştuğunu, 15.211 TL hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini ve davalının bu hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ana hatta bir arızanın olmadığını, davacının binasının hattındaki tıkanmadan yönetmelik gereği müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bir binanın bahçesinde son toplama çukuru olan parsel bacasında toplanması greken pis suyun, yoldan geçen ana kanala iletildiği borunun, ön ve/veya son kesiminde pis suyun geri tepmesini önlemek üzere çek-valf sisteminin o bina yönetimi ya da maliklerince yaptırılmamış olduğu, davaya konu olayda idarenin kusurunnu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6392, K. 2011/16865, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama