KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6427 E., 2010/6155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2009 tarih ve 2009/1362 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili,dava konusu çekin tahrif edilerek 15.000 TL yerine 5.000 TL yazıldığını,müvekkillerinin cirosunun iptal edilerek üzerine banka iptal kaşesi vurulduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir
Alacaklı itiraza cevap vermemiştir.
Mahkemece ihtiyati haciz kararına karşı itiraz üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre,ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin dosyada vekaletnamesinin bulunmadığı,ihtiyati haciz kararında taraf olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı,ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
Dava,ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup,İİK'nun 265.maddesinde borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.
Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir, HUMK.nun 67/1. maddesinde vekaletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Şu kadarki, gecikmesinde zarar umulan hallerde mahkeme vereceği kesin bir süre içinde vekaletnamesini getirmek şartıyla vekilin dava açmasına veya usul işlemleri yapmasına izin verebilir.
Bu süre içinde vekaletname verilmez veya aynı süre içinde asil, yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmezse dava açılmamış sayılır ve yapılan işlemler hükümsüz kalır denilmiştir.
Somut olayda,davacı vekilinin vekaletnamesinin dosyada bulunmaması nedeni ile itirazın reddine karar verilmiştir.Mahkemece yukarıda anılan kanun maddesi gereğince davacı vekiline vekaletnamesini sunmak üzere kesin süre vermek gerekirken bu hususun nazara alınmaması,ayrıca vekaletnamenin sonradan dosyaya ibraz edildiği anlaşıldığına göre işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6427, K. 2010/6155, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama