KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6446 E., 2010/8082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 gün ve 2005/708 - 2008/75 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.02.2010 gün ve 2008/8970 - 2010/1543 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...
Sigorta Aracılık Hizm.Ltd.Şti. ile müvekkili şirket arasında 17.10.2003 tarihli acentelik sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, davalılar ...ve ...’in işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davalı acentenin poliçe primlerini müvekkili şirkete ödemediğini, cari hesabındaki borç miktarının 54.156.794.928.- TL’na ulaştığını, davalılar ..., ... ...ve...’ın acente lehine ipotek vermiş olduklarını, acentenin primlerini ödememesinden kaynaklanan borçtan dolayı acente ve ipotek verenler aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile,
ipotek bedeli düşüldükten sonra kalan kısım için de sadece acente aleyhine genel haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, ancak borçluların ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibinin tamamına, acentenin ise genel haciz yolu ile yapılan icra takibinin bir kısmına itiraz ettiklerini, davalıların takiplere vaki itirazlarının yerinde olmadığını, davalılar ...ve ...’in de acentenin borçlarından sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, davalıların takip dosyalarına vaki itirazlarının iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesine,
davalılar ...ve ...’in acentenin borcundan sorumlu olduklarına ve borcun işbu davalılardan da faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Sigorta Aracılık Hizm.Ltd.Şti., ... ve ... vekili, davanın dayanağını oluşturan takip dosyalarında müvekkilleri ...ve ...’in borçlu olarak gösterilmediklerini, davacının alacak davası açarak alacak miktarını belirledikten sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmasının mümkün olduğunu savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, müvekkillerinin ipotek veren üçüncü şahıs konumunda olduklarını, davacının istediği alacağın likit ve muaccel bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ... ile ilgili davanın bu davalıların icra takip dosyalarında taraf olmadıklarından anılanlar hakkındaki alacak davasının işbu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, diğer davalılarla ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede ise acentelik ilişkisinden doğan alacak için kurulan teminat ipoteğinde alacaklının genel mahkemede dava açıp alacağını miktar olarak belirlemeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapamayacağından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılan davanın bu nedenle,
davalı şirket aleyhine yürütülen icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılan davada ise borcun hangi poliçeden kaynaklandığının tespitine olanak bulunmadığı, davalı şirketin yaptığı itirazın bu nedenle haklı bulunduğu sonucuna varılarak, icra takip dosyalarına yapılan itirazların iptali istemiyle ilgili olarak açılan davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.02.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6446, K. 2010/8082, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama