İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/6510 K.2010/11506

Taraflar arasında görülen davada Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2010 tarih ve 2008/432-2009/409 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma…

Esas2010/6510Karar2010/11506Tarih9 Kasım 2010Okuma5 dk · 953 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/6510 E., 2010/11506 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Kasım 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

953 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2010 tarih ve 2008/432-2009/409 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.11.2010 gününde davacılar Avukatı ... ve ... ile davalı ...

Avukatı ... ve Fer'i müdahil ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin Bayburt Akbank şubesinde bulunan hesaplarından çeşitli tarihlerde çekilen paralardan haberdar olmadıklarını, kendileri tarafından virman yapılmadığı gibi hiçbir dekontta imzalarının bulunmadığını, bu paraların banka çalışanlarınca imzasız olarak çekildiğini, kim tarafından paraların kullanıldığının belli olmadığını,davalının çalışanlarının zararlarından sorumlu olduğunu iddia ederek, 1.722.427,50 tl'nin ve bankalarca kredilere uygulanan faizinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacılardan ...'in bankayı dolandırdığı iddiasıyla Bayburt C.Başsavcılığı' nın 2008/1329 sayılı dosyasıyla soruşturmanın devam ettiğini, adı geçenin diğer davacı ... ile birlikte davacı ... münferiden temsile yetkili olduğunu, 1.722.427,50 TL gibi yüklü miktardaki paranın çekilmesinden davacının haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira hesapların incelenmesinden ve ...'in şifahi beyanından bu durumun anlaşıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve oluşan vicdani kanıya göre; davacıların davacı ... münferiden temsile yetkili oldukları, davacı ... ile ...'in davacı şirketin %50 hissedarı oldukları, dava konusunun 81 adet dekonta ilişkin olduğu ve 81 adet dekontla yapılan işlemlerin tutarının 1.722.427,50 TL olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre bu tediyelerden 156.500 TL'sinin işlemin yapıldığı tarih ve saatlerde şirketin başkaca işlemlerine kullanıldığı, bu itibarla davacıların bilgi ve talimatı alınmadan mevduat hesabından ödenen toplam miktarın 1.565.927,50 TL olduğu, yerleşik yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere;

bankaların itimat kuruluşları olup, mevduatları sahteciliklere karşı korumaları gerektiği, çalıştırdıkları kişilerin eylemlerinden dolayı adam çalıştıran sıfatı ile kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, incelenen soruşturma dosyasından davalı bankanın iddiasının soyut olduğu, belgelere dayanmadığı, yine soruşturmanın davacı ... hakkında yürütüldüğü, diğer davacı ... hakkındaherhangi bir soruşturma yada sahtecilik iddiasının bulunmadığı,

alacak miktarının büyüklüğü gözönünde bulundurulduğu takdirde ceza soruşturması sonucunun beklenmesinin özellikle davacı ...'e telafisi mümkün olmayan imkansız zararlar vereceği, yine davalı bankanın Bankalar Kanunu gereğince mevduatı iadeden kaçınamayacağı, yine dava konusu edilen tüm dekontlarda davacılardan herhangi birisinin imzasının dahi bulunmadığı, bu itibarla 1.565.927,50 TL asıl alacağın ve asıl alacağa dava tarihi olan 23/12/2008 tarihine kadar işleyen 1.286.391,32 TL avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine ilişkin hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılarak,davanın kısmen kabul kısmen reddine.

1.565.927,50 TL asıl alacağın dava tarihi olan 23/12/2008 tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, davacıların hesaplarından davacılara bilgisi dışında çekildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsiline ilişkindir.

Hükme esas bilirkişi raporunda, davacılardan İsamil’in hesabından para çekildiğine ilişkin bir tespite ve bu davacının bir zararına ilişkin sonuca varılmış olmayıp, bu davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı üzerinde mahkemece durulmaması doğru olmadığı gibi, bu husus aydınlığa kavuşturulmadan, bu davacının alacağına bir an önce kavuşması gerektiğinden bahisle, diğer davacı ... hakkında, davalı banka çalışanlarının zimmetine iştirak suçundan yargılandığı ceza davasının sonucunun beklenilmemesi ilke ve gerekçe bakımından hatalı olmuştur.

Öte yandan, davalı vekili yanıt dilekçelerinde ve rapora itiraz dilekçesinde, tablo oluşturarak ayrıntılı yaptığı savunmalarda, 01.01.2004-02.07.2008 tarihleri arasında davacılardan şirketin ve ...’in hesaplarından 1631 işlem yapıldığı, 212 defa ekstre, 170 defa hesap bakiye görüntülemesi, 6 kez havale, 24 kez EFT işlemi yapıldığı, 07.10.2004 ve 02.07.2008 tarihleri arasında davacılardan İsmail’in 2 kez, davacı şirketin 27 kez, davacı ...’in 16 kez kendi hesap cüzdanına yazdırma işlemi yaptığı, teftiş raporunun da bu yönde olduğu,

dava konusu 81 işlemin ise 2004-2007 tarihleri arasında, 111’i davacı ...’in 70’i davacı şirketin hesabından olmak üzere gerçekleştiği, ...’in hakkındaki ceza davasının ve bankaya verdiği zararın tahsili için ... aleyhine açtıkları alacak davasının sonuçlarının beklenilmesi gerektiği, son işlemin yapıldığı 23.10.2007 tarihinden 3 gün sonra 26.10.2007 günü davacı şirketin hesap cüzdanının kayıt görmesinin, dava konusu işlemlerin benimsenmesi anlamına geldiği,

dava konusu dekontlarda geçen paraların şirket kayıtlarına girip girmediğinin, nerelere harcandığının araştırılması gerektiği savunulduğu halde, mahkemece ek rapor alınmadığı gibi, bunlar gerekçede de karşılanmamıştır.

Gerçekten de, dava konusu dekontlar da davacı ...’in ve davacı şirket yetkililerinin imzaları olmamakla birlikte, hesaptan çıkış işlemlerine davacıların farkında oldukları ya da olmaları gerektiğinin kabulü halinde, bu işlemleri benimsedikleri sonucuna varılması gerekecektir. Davacı şirket kayıtları incelenip, faaliyet raporlarında ve mali tablolarda bu 81 işlemin nasıl yer aldığı, bunların şirketçe harcanıp harcanmadığı üzerinde durulmalıdır.

Öte yandan hangi davacının, ne miktar zarara uğradığı belirlenip, hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekirken, toplam zararın davacılara ödenmesine dair verilen kararın infaza olanağının bulunmadığı da kuşkusuzdur. Diğer yandan, bilirkişi raporunda 22 nci sıradaki işlemin hesaba gelen para ile ilgili olmasına rağmen hesaplama dışı bırakılmamıştır.

Bundan başka ... hakkındaki hukuk davasının incelenip, iş bu davaya etkisi olup olmadığının tartışılması, ceza davacı sonucunun ise beklenmesi ve BK’nun 53 cü maddesi uyarınca gerekli değerlendirmesinin yapılması gerekmektedir.

Bu durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde savunma üzerinde yeterince durularak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye davalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. 2- Davalı vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyize gelince; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 12.04.2010 tarihinde tebliği üzerine davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçeleri 10 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 26.04.2010 tarihinde hakime havale ettirilmiş olduğu gibi, temyiz defterine kaydı yaptırılmamış, temyiz harcıda yatırılmamış olup, temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (29) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin HUMK’nun 432/4 ncü maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, takdir olunan 750,00TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...' a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6510, K. 2010/11506, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6510
Karar No
2010/11506
Tarih
9 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/6511 K.2010/14592
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/6511 K.2010/6197
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/6511 K.2010/8398
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/6512 K.2010/8078
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/6512 K.2010/12802
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/6512 K.2010/19938

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.