KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6629 E., 2010/7063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2007 gün ve 2006/444-2007/473 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.02.2010 gün ve 2008/5419-2010/1537 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili taraflar arasında, Şanlıurfa İli hizmet alanı içinde, elektrik enerjisi kullanıcılarına ait elektrik tüketimlerinin tahakkuku yapılması ve fatura bedellerinin idareye ödenmesinin sağlanması ile özel şartnamede belirtilen diğer işlerin sözleşme, idari şartname ve ekli dökümanlardaki şartlarda tahakkuk ve tahsilat hedeflerini gerçekleştirecek şekilde yapılmasına yönelik hizmet işlerini kapsayan 10.04.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, ihalenin yapıldığı 14.12.2005 tarihinde işe başlama zamanı olarak 01.01.2006 tarihinin varsayıldığını,
davacı şirkete yer ve iş tesliminin 01.06.2006 tarihinde taraflarca imzaların protokolle yapıldığını, sözleşmenin yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasında evrak üzerinde var olan dengenin, işe başlama tarihinin 6 ay gecikmesi nedeniyle, davacı aleyhine katlanılamayacak derecede bozulduğunu ve işlemin temelinden çöktüğünü, işlem mahallindeki sosyal sebeplerden (terör, feodal yapı, eğitim seviyesi vs.) kaynaklanan tahakkuk imkansızlığının davalı tarafından örtbas edildiğini, davacının davalı tarafından hataya düşürüldüğünü, uyarlama talebinin davalı tarafından kabul edilmediğini belirterek,
2005/165070 ihale kayıt no’lu sözleşmenin feshine, şimdilik 10.000 YTL menfi zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme istemiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yüklenici, davalı idarenin Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uymadığını, mevzuat emirlerinin göz ardı edilmiş olduğunu, bu hususun sözleşme ile yüklendiği tahakkuk ve tahsilat oranlarının gerçekleşmesini çok zor hale getirdiğini ve sözleşmenin yapıldığı sırada kullanıcılarla ilişkilerini mevzuat doğrultusunda yaptığını düşünen ve inanan davacının yanıldığını ve bu sonucun sözleşmenin çökmesine yol açtığı,
kullanıcıların olumsuzluklarına zamanındamühalale etmemek suretiyle görevlerini aksatarak kaçak tüketimin olağanüstü artmasına neden olunduğunu bu durumun da hizmet alanı içinde tahakkuk ve tahsilat oranlarını olumsuz etkilediğini, idarenin çalışma ve performansının da sözleşmenin yerine getirilmesinde etken olduğunu da ileri sürerek haklı sebeplerle sözleşmenin feshini talep etmiştir.
Mahkemece benimsenen hukukçu bilirkişi raporunda idarenin görevini savsaması iddiaları yönünden somut bir delil sunulmadığı belirtilmiştir. Mahkemece sözleşme eki şartnamenin 13 ve 14. madde hükümleri de nazara alınarak bu talepler yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
İdari Şartnamenin 13 ve 14. maddeleri, ihale öncesi yüklenicinin, işin yapılacağı yeri görmesi, incelemesi, ihale dökümanları ile ilgili idareden açıklama isteğinde bulunma hakkı ile ilgili olup, davaya konu biraz önce açıklanan, sözleşmenin temelinin çökmesi nedenlerinin bu maddeler kapsamındaki hakların kullanılmasıyla, teklif öncesi bilinebilmesi mümkün değildir.
Davacının davadan önce bu konularda davalı idareye uyarı ve önlem alınması konularında gönderdiği yazılar olup olmadığı kayıtlar ve belgeler üzerinde araştırılıp incelenerek, davacı vekilinin 16.10.2007 tarihli dilekçesinde beyan ettiği Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/11353 hazırlık sayılı soruşturma evrakının kapsamı ve neticesi tespit edilerek, kamu davası açılmış ise ceza dosyasının getirtilip, ceza davasının konusunun idarenin görevlileri hakkında, bu dava kapsamında iddia edilen eylemlerle ilgili olup olmadığı, ceza davasının, davacı açısından sözleşmenin çekilmez hale geldiği,
tahakkuk ve tahsilat oranlarını önemli ölçüde etkilediği iddiaları yönünden, bu davaya etkisi üzerinde durularak, gerektiğinde ceza davası sonucunun beklenerek yeniden bilirkişi kurulu raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile, belirtilen hususlarda da yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu hususlara ilişen karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 440. maddesi uyarınca kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6629, K. 2010/7063, 18 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama