İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/674 K.2011/3998

Taraflar arasında görülen davada Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2009 tarih ve 2008/451-2009/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2011 gününde…

Esas2010/674Karar2011/3998Tarih7 Nisan 2011Okuma3 dk · 692 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/674 E., 2011/3998 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

692 kelime·3 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2009 tarih ve 2008/451-2009/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2011 gününde davacı avukatı ... - .... - ..... ile davalı avukatı ..... gelip, davetiye tebliğine rağmen müdahale talep eden duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketçe 20.08.2008 tarihinde ortaklar kurulu toplantısı yapıldığını, toplantıda tüm ortakların asaleten hazır bulunduğunu, ancak hazır bulunanlar cetvelinde pay miktarının müvekkilinin gerçek pay miktarına uygun olmadığını, toplantı tamamlandıktan sonra alınan kararların daktilo ile tutanağa geçirildiğini fakat imza için müvekkiline verilmediğini, müvekkilinin tutanağı görmediği için alınan kararların doğru şekilde tutanağa geçirilip geçirilmediğini bilemediğini ileri sürerek, 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların iptalini ve hükümsüz sayılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının hissesinin bir kısmını devrettiği halde sonradan bu devirlere itiraz ettiğini, dava konusu ortaklar kurulu toplantısında tüm koşullara uyulduğunu ve davacının sermaye borcunu yerine getirmediğinden ortaklıktan ihracına karar verildiğini, bu karara karşı çıkan davacının tutanağı imzalamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

... vekili, müvekkilinin davacıdan olan alacaklarının temini amacıyla davacının davalı şirketteki hissesine ve kâr payına haciz konulduğunu, davacının ortaklıktan ihracına dair karardan müvekkilinin de olumsuz etkileneceğini ileri sürerek, davacı yanında davaya müdahale talebinde bulunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılark, 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacının ortaklıktan çıkarılmasına dair karar alınıp 25.08.2008 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ihraç kararının iptali için üç aylık yasal süresinde dava açılmadığından davacının ortaklığının sona erdiği, bu nedenle de genel mahiyette 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu kararlarının iptali niteliğindeki işbu davanın süresinde açılmadığı ve sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 536/4. maddesine dayanılarak 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararlarının hükümsüz sayılması amacıyla açılmıştır.

Anılan ortaklar kurulu toplantısında diğer kararların yanında, TTK’nun 529/2. maddesi uyarınca iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemediği gerekçesiyle davacı ortağın davalı şirketten çıkarılması kararı da alınmış, mahkemece davalı vekilinin talebi üzerine yazı işleri müdürü tarafından, davacının ihraç kararının iptali hakkında bir dava açmadığının bildirildiği, bu durumda davacının ortaklığının sona erdiği, dolayısıyla genel nitelikteki işbu ortaklar kurulu kararlarının iptali davasının da süresinde açılmadığı ve sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa davacı vekili dava dilekçesinde ayrım yapmadan 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan tüm kararların hükümsüz sayılmasını istediğine, bu kararlardan birinin de davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karar olduğuna ve davacı vekilinin davasını ortaklar kurulu toplantısından bir gün sonra ve ihraç kararı henüz müvekkiline tebliğ edilmeden 21.08.2008 tarihinde açtığına göre, artık işbu davanın ihraç kararının iptali istemini de kapsadığı ve süresi içinde açıldığı kabul edilmelidir.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle anılan ihraç kararının yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının incelenmesi, bu inceleme sonucunda ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılırsa davacının ortaklık sıfatı kalmayacağından davanın reddine karar verilmesi, uygun olmadığı anlaşılırsa bu kez aynı incelemenin diğer kararlar için de yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazı işleri müdürünün beyanıyla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Yine mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında davanın sübut bulmadığı belirtilmişken, hüküm kısmında bu gerekçeyle çelişir şekilde davanın süre yönünden reddedildiği bildirilmiş, ayrıca davanın sübut bulmadığı sonucuna nasıl ulaşıldığının gerekçeleri de karar yerinde açıklanmamıştır.

Oysa, HUMK’nun 388. maddesinin 3-5. bentleri hükümlerine göre, mahkeme kararlarının en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de ancak mahkeme kararında gösterilen gerekçenin ışığında yapılabilir.

Bu durum karşısında mahkemece açıklanan şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/674, K. 2011/3998, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/674
Karar No
2011/3998
Tarih
7 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/677 K.2011/133
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/691 K.2011/61
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/692 K.2011/71
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/694 K.2011/7317
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/699 K.2011/72
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/700 K.2011/65

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.