KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/68 E., 2011/8392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
.
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.10.2009 tarih ve 2009/378 - 2009/662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, T.C.Ziraat Bankası Beşevler şubesince, müvekkilinin talimatı olmaksızın hesabından haksız ve mevzuata aykırı bir şekilde çekilen 4.194,00 TL'nın hesaptan çekildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vergi mükellefi olan davacının 01.01.2004 tarihinden itibaren vergiye tabi olduğu konusunda bankaya bilgi vermediğini, bu nedenle gerekli stopajın yapılmadığını, buna rağmen hesaplarına borç kaydedilen 18.705,36 TL tutarındaki gecikme cezasının davacı ile banka arasındaki iyi ilişkilerinin zedelenmemesi açısından davacı kuruma iade edildiğini, vergi olarak kesilmesi gerekirken kesilmeyen ve repoda değerlendirilen para tutarı üzerinden haksız olarak elde edilen 4.194,00 TL'lık faiz getirisinin hesaplarına borç kaydedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak, taraflar arasında mahsuplaşmaya ilişkin bir sözleşme bulunduğu iddiasının olmadığı, bankanın kendisince belirlediği yöntem ile stopaj miktarının davacı hesabında fazladan kaldığı süreyi tespit etiği, bu miktara uygulanması gereken repo faizini belirlediği ve yine kendisince bu miktar yönünden fazladan ödediğini düşündüğü dava konusu miktarı davacı hesaplarından re'sen tahsil ettiği, davalının mevduat hesaplarına re'sen el atmasının yasal bir dayanağı olmadığı gibi bu davranışın güven ilişkisi ile de bağdaşmayacağı,
bankanın yargı kararı ile haklılığını kanıtlayarak mudiden fazladan ödeneni istemek durumunda olduğu, davalının davacı hesabına doğrudan el atma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.194 TL'nın 08.07.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/68, K. 2011/8392, 6 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama