KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6849 E., 2011/2990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.05.2009 tarih ve 2007/705-2009/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki görüşmeler sonucu davalıya ait alışveriş merkezindeki bağımsız bölümün kiralandığını, kira sözleşmesi imzalanmasa da icabın kabul edildiğini ve depozito bedelinin davalı hesabına gönderildiğini, ancak davalının irade uyuşmazlığının oluştuğunu ileri sürerek, kira sözleşmesinin kurulduğunun tespitini, gayrimenkulün teslimini, mümkün olmadığı takdirde 18.776,75 TL depozito bedelinin, kira sözleşmesine güvenerek alınan ekipmanların bedeli olan 34.734,54 Euro ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile kiralama konusunda anlaşmalarının olmadığını, depozitonun da iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait taşınmazın kiralanmasına aracılık eden dava dışı firmayla davacının kiralama konusunda mutakabata vardığı ve davacının davalı hesabına ödeme yaptığı, davalı ile aracı firma arasındaki anlaşmada nihai yetkinin taşınmaz sahibine ait olduğu hükme bağlansa da üçüncü kişi konumundaki davacının bu hükmü bildiği takdirde bağlı olacağı, aracı firma ile davacı arasındaki yazışmalarda bu hususun açıklanmadığı, yazışmalarda akdin kurulacağının kesin olduğu izlenimi uyandıracak ibareler bulunduğu, bu nedenle temsilcinin tasarruflarından davalının sorumlu olduğu,
temsilcinin icaba davetine davacının icap ettiği, ancak sözleşme imzalanmadığından kabul faslının tamamlanmadığı ve akdin kurulmadığı, depozitonun iadesine rağmen tekrar gönderilmesi sebebiyle davalının sebepsiz zenginleştiği ve bu bedeli iade etmesi gerektiği, maddi tazminat açısından malzemelerin davaya konu mağaza için alındığının kesin olarak anlaşılmadığı, manevi tazminat yönünden de kişilik haklarına saldırı, ticari itibarı zedeleyici bir durum olmadığı gerekçesiyle, 18.776,54 TL depozito bedelinin tahsiline, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6849, K. 2011/2990, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama