KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6906 E., 2012/7781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 tarih ve 2004/709-2009/937 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-karşı davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkili şirketlerin musluk grubu ürünlerinin aynısını ve iltibasa yol açacak şekilde benzerlerini ürettiğini, web sayfalarındaki katologlarındaki ve diğer basılı yerlerdeki ürünlerine ait resimleri katologlarına kendi ürünlerinin resimleri gibi basarak bayilerine ve piyasadaki alıcı esnaflara dağıtarak tanıttığını ileri sürerek,
davalının tüm eylemlerinin müvekkillerine karşı haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden davranışlarının menine, haksız rekabet teşkil eden mamüllerinin piyasaya sürülenlerin piyasadan, piyasaya sürülmemiş olanların ise davalının işyeri ve depolarından toplanmasına, haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretimine yarayan kalıplarına el konulmasına, haksız rekabet teşkil eden katologların ve her türlü basılı evrakın toplatılmasına, hüküm özetinin ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hiçbir armatürün davacıya ait olmadığını, müvekkilinin kullandığı markanın NEWARC olduğunu ve bu markanın tüm mal ve hizmet grubunda tescilli bulunduğunu, müvekkilinin kimsenin fotoğrafını katologlarında kullanmadığını, dava dosyasında bulunan 2002 tarihli katoloğun kim tarafından ne amaçla basıldığını bilmediklerini savunarak, davanın görev, zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiş, karşı davasında ise, davalıların müvekkilin piyasaya taklit mal satmakta olduğunu yaydıklarını, bu durumun müvekkilinin şerefi ve itibarına zarar verdiğini iddia ederek,
karşı davalıların haksız rekabetlerinin tespitine, menine, kınanmasına, karar özetinin ve kınama kararının ilanına, şimdilik 5.000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalılar vekili, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, her iki tarafında armatür imalatı ve satışı yaptığı, dava dilekçesindeki tabloda 2,3,4,9,10,11,14 ve 15 nolu ürünlerin teknik zorunluluk olmamasına rağmen iltibasa yer verecek şekilde üretildiği ve katologlarında kendi ürünleri olarak gösterildiği, bu ürünler hakkında bu şekilde davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, 1,5,6,7,8,12 kodlu ürünlerin davalının tasarımları ile benzerlik göstermesi nedeni ile haksız rekabet oluşturmayacağı, karşı davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Haksız rekabet davaları TTK.nun 56 ıncı vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelerden doğacak uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülebileceği halde, 556 Sayılı Markalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar anılan Kararnamenin 71 inci maddesine göre ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerekecektir.
Davacılar vekili, davalının, davacı şirketlerce yaratılan ECA markası ile marka tescil belgeleri kapsamında imal ettiği ECA markasıyla satılan muslukların ayniyet derecesinde benzerini yaparak NEWARC markası altında imal edip pazarladığını, katologlarında kullandığını iddia etmiş ve delil olarak da marka tescil belgelerine de dayanmıştır. Bu durumda, davacının 556 Sayılı Markalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine de dayandığının kabulü gerekir.
Diğer yandan, davalı yan, tescilli tasarıma ve markaya dayalı üretim yaptığını savunmuş ve görev itirazında bulunmuştur. Bu itibarla, uyuşmazlığa 554 ve 556 sayılı KHK hükümlerinin de uygulanması gerekmekte olup, bu konudaki delillerin taktirinin ihtisas mahkemesine ait olacağı da bu kararnamelerde öngörülmüştür.
Bu durumda, asıl ve karşı davada, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlıkta, anılan Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin de dikkate alınması gerekmekte olup, bu hükümlerinin uygulanması ve tartışılması Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
O halde, mahkemece, görevsizlik kararı verilerek, dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, iddianın ve savunmanın bu yönlerinin gözden kaçırılması ve tartışmasız bırakılması suretiyle, davanın genel haksız rekabet hükümlerine dayalı bir dava gibi ele alınıp, buna göre sonuçlandırılması eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6906, K. 2012/7781, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama