KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6934 E., 2012/6680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2007/737-2009/652 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ... ile davalı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin %42,5 oranında pay sahibi ve kurucu ortağı olan müvekkilinin uzun süre yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevinde bulunduğunu, yönetime katılmasına ve görev yapmasına engel çıkarıldığını, 02.07.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında temsilcisinin muhalefetine rağmen diğer ortakların aday göstermesi sonucu yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, diğer paydaşların paylarını rehin etmediğini, denetim görevini yapma yeteneğinden uzak kişinin bu göreve atandığını, müvekkili taleplerinin tutanağa geçirilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi seçimine dair genel kurul kararının iptaline, yönetim kurulu üyesi seçilmediğinin tespitine ve denetçi seçiminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararların yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, muhalefet şerhini tutanağa yazdıramadığı iddiasını kanıtlayamadığı, uyuşmazlığa konu genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, ancak genel kurul kararının bu yöndeki icabına karşı bir kabulünün olmadığı, seçilmesine karşı oy kullandığı, üyeliğe hiç seçilmediği, bu sıfatı hiç kazanmadığı, 16.07.2007 tarihli ihtarnamesiyle de istifa ettiğini bildirdiği, öncesinde görev taksimine ilişkin karara muhalefet ettiği, davalının, davacıyı 21.09.2007 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak kabul ettiği, sorumluğunun bulunduğunu bildirdiği,
davacının bu davayı açmada hukuki yararının olduğu, sonraki genel kurul kararı ile denetçinin görevine son verildiği, bu isteminin konusunun kalmadığı gerekçesiyle genel kurulun davacının yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin kısmın iptaline, diğer istemle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6934, K. 2012/6680, 24 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama