KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/704 E., 2011/9309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2009 tarih ve 2006/15-2009/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı olan Hasan ve Semra Tanrıkulu isimli kişilerin 11.06.2004 tarihinde meydana gelen kazada yaralandıklarını, kazaya davalının maliki ve sürücüsü olduğu araçla tam kusurlu olarak neden olduğu, tedavi giderinin müvekkili tarafından ödendiğini, ödemelerin bir kısmını trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortasından tahsil ettiğini ileri sürerek, 80.584 TL'nin 10.09.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının halefiyet hakkının kaynaklandığı TTK'nun 1301. maddesinin sağlık sigortalarında uygulanmayacağını, söz konusu kaza ile ilgili olarak açılan ceza davasının sonucunun beklenmesinin gerektiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazanın meydana gelmesine davalının tam kusuru ile neden olduğu, dosyaya sunulan hastane faturalarının sigortalı kişilerin yaralanmaları ile uyumlu tedavilere ait harcamalara ilişkin bulunduğu, bu tedavi giderlerinin kadri maruf olduğu, tahsil edilen meblağlar düştükten sonra davalının 80.584 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle bu miktarın ödeme tarihi olan 10.09.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/704, K. 2011/9309, 22 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama