KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/707 E., 2012/4249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/07/2009 tarih ve 2007/194-2009/186 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "HMK" markasıyla 1978 yılından beri faaliyet gösterdiğini, "HMK" ibaresinin müvekkili markasının temel unsuru olan "HİDROMEK" ibaresinin kısaltması olduğunu, davalı şirketin markasından haberdar olunduktan sonra marka ve ticaret unvanının kullanılmaması yönünde davalıya çekilen ihtardan bir sonuç alınamadığını, davalının tescilinde kötü niyetli olduğunu,ayrıca davalının tescilli markasını tescile uygun kullanmadığını, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek,
davalı TPE.nün haksız tescil işleminin iptaline, davalı şirketin marka ve ticari unvan kullanımlarının davacı marka ve ticari unvanına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka ve ticaret unvanının ayrı ayrı terkinine, davalı markasının iptaline ve hükümsüz sayılmasına, davalı ticaret unvanının sicilden terkinine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir
Davalı şirket vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri hidrolik kaya kırıcı uç ve yedek parça imalatı sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, 22.12.2000 tarihinden itibaren "HKM Makina Sanayi Tic Ltd.Şti.+şekil" ibareli markanın müvekkili adına TPE nezdinde tescil edildiğini, müvekkil markasının ve ürün kalitesinin tanınmışlık düzeyine ulaştığını, müveklilinin "HKM" ibaresini ürün üzerinde kullanım şeklinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın zamanaşımı, yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin markayı kullanım şeklinin davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiye davalı TPE hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket hakkında ki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/707, K. 2012/4249, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama