KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7071 E., 2010/8387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2007 gün ve 2007/14 - 2007/403 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.01.2009 gün ve 2009/14444-2010/74 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan emekli iken 24.02.2004 tarihinde ölen ... Mahken’in emeklilik maaşının ölüm tarihinden 26.08.2006 tarihine kadar davalı bankaca kimliği meçhul kişilere ödendiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 07.09.1998 tarihli protokolün 5 ve 9. maddeleri uyarınca müvekkilinin zararından davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 12.460,7YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın taraflar arasında imzalanan protokolün 5 ve 9. maddeleri uyarınca sadece vekil, vasi, vekil veya kayyıma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kaydı istemesi zorunluluğunun bulunduğu, somut olayda ise gerçek hak sahibi gibi ATM cihazlarıyla ödeme yapıldığı, bu durumda kimlik tespitine de imkan olmadığı, ayrıca maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaranın bizzat davacı kurum olduğu, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemenin öncelikle davacının sorumluluğunda bulunduğu,
davacı kurumda hak sahiplerine ait bir çok kayıt ve bilginin de olduğu, somut uyuşmazlıkta hak sahibi ...’in 1925 doğumlu olduğu gibi, doğum tarihinin 1920 olarak düzeltildiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7071, K. 2010/8387, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama