KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7158 E., 2010/12747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 gün ve 2007/309 - 2009/50 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.01.2010 gün ve 2009/4811 - 2010/282 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Levent Şubesi'ne başvurarak 22.12.1993 tarihli kasa tahsil fişi ile 1 yıl vadeli Hazine Bonosu aldığını, tahsil fişinde vade sonu itibarıyla 15.719.000.000 TL nominal değer öngörüldüğünün, alım tarihinde Hazine Bonosu bastırılmamış olması nedeniyle fiziki teslimin yapılamadığını, daha sonra davalı bankaya çekilen faks ile bonoların gecelik faizde değerlendirilmek üzere transferinin istenmesine rağmen bu istemin gereğinin yerine getirilemediğini ve aradan 5 ay geçtikten sonra faksın içeriğinin anlaşılamadığının bildirildiğini,
davalı bankanın davacı talimatına uygun davranmış olsaydı 01.02.1994 tarihinden itibaren Hazine Bonoların ikinci piyasada değerlendirilip Haziran 1994'e kadar gecelik faizde, daha sonra da süper bono ve fon 4'de değerlendirileceğini ve bu şekilde herhangi bir zarara uğramayacağını, ancak davalı bankanın kusuru nedeniyle vade tarihinde ihtirazi kayıt ile yatırılan paranın tahsil edildiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 101.000.000 TL'nın, ıslah dilekçesiyle ise 280.000.000.000 TL zararın 21.12.1994 tarihinden itibaren reeskont oranındaki temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, Dairemizin bozma kararından sonra 15.02.2008 tarihinde açılan birleşen davada ise, 279.000 TL'nın 01.02.1994 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkemece Dairemizin 19.10.2006 gün ve 2005/13305 E - 2006/10561 sayılı ve 20.04.2007 gün ve 2007/3203 - 6467 sayılı kararları ile bozulmasından sonra mahkemece bozmaya uyularak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise zamanaşımı bakımından reddine ilişkin olark verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce sonucu itibariyle doğru bulunarak onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7158, K. 2010/12747, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama