KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7173 E., 2010/6542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.01.2009 tarih ve 2009/117 - 2009/117 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, ihtiyati hacze konu çekteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, sahte imza kullanıldığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını ve yetkisiz mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, borçlu ikametinin mahkemenin yetki alanında bulunduğu ve itirazlarının İİK'nun 265. maddesi kapsamında değerlendirmeye tabi tutulacak itirazlardan olmadığını savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ihtiyati hacze konu çekteki imzanın borçluya ait olmadığının borçlu tarafından alınan raporla sabit olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkindir.
İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itirazın koşulları açıkça hükme bağlanmıştır. Anılan maddede, borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebileceği düzenlenmiştir. Bu itiraz sebepleri sınırlı olup,şekli niteliktedir.
Somut olayda ise, ihtiyati hacze konu çekteki imzanın keşideciye ait olmadığı ileri sürülmüş, mahkemece de itirazın bu nedenle kabulüne karar verilmiştir. Oysa, bonodaki imzanın keşideciye ait olmadığı itirazı, yasada sayılan itiraz nedenlerinden değil, menfi tespit davasının konusunu oluşturabilecek bir iddiadır ve borçlu tarafından bu yönden ayrı bir davanın açılmış olduğu da dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, açıklanan yasal düzenleme karşısında itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7173, K. 2010/6542, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama