KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7238 E., 2011/3467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 tarih ve 2008/694-2010/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş makinasının 17.09.2008 tarihinde terör örgütü mensupları tarafından yapılan saldırı sonucu yandığını, iş makinasının Makina Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının aracın yanması nedeniyle ortaya çıkan hasarı ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.000 TL'nin olay tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçeye göre sigorta ettirenin davacı, sigortalının Gap İş Makina Servis San. Ltd. Şti olduğunu, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, hasarın ihbarı üzerine eksper ile inceleme yapıldığını ve hasarın koasürans payı ve muafiyet düşüldüğünde 63.440 TL. olduğunu, müvekkili bu miktarı ödemeye hazır olduğu halde davacının almadığını ve dava açtığını, bu nedenle temmürüdün de oluşmadğını savunarak, 63.440 TL miktarı ödemek için tevdi mahalli tayinine, bu miktarın üstünde kalan kısma yönelik davanın reddine, temerrüt söz konusu olmadığı için faiz talebinin de reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, poliçede tam hasar halinde sigorta bedelinin %20'sinin sigortalı sorumluluğunda, %80'inin sigortacının sorumluluğunda olduğunun kararlaştırıldığı, ayrıca %80'lik kısımdan %2 muafiyet tenzilinin düşülmesi gerektiği, bu miktarlar 135.000 TL olan sigorta bedelinden düşüldüğünde 105.840 TL'den davalının sorumlu olabileceği, iş makinasının rayiç değerinin 95.032,50 TL olduğu ve taraflarca kabul edilen 7.500 TL. sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra toplam hasarın 87.532,50 TL olduğu, bu miktarın sigortacının sorumlu olduğu azami miktarın altında kalması nedeniyle davalının 87.532,50 TL'den sorumlu olduğu,
davacı tarafından dava açılmasından sonra davalıya hasar ihbarında bulunulduğu, dolayısıyla davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 87.532,50 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Poliçedeki sigorta bedeli, rizikoya uğrama halinde sigortacı tarafından ödenmesi gereken azami meblağı ifade eder. Dava konusu olayda, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda riziko tarihinde hasara uğrayan iş makinasının rayiç değerinin 75.000 USD olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Poliçede sigorta bedelinin yüksek gösterilmesi yani aşkın sigorta bulunması tazminat hesabının bu miktar üzerinden yapılması sonucunu doğurmaz.
Bu itibarla mahkemece, poliçedeki esaslar dahilinde iş makinasının rayiç değerinin %80'i sigortacı, %20'si sigortalı üzerinde bırakılarak %80 üzerinden %2 muafiyet tenzili düşülerek, tarafların mutabık oldukları 7.500 TL sovtaj bedeli de gözönünde bulundurularak hesaplama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sigorta bedeli ile karşılaştırma yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7238, K. 2011/3467, 28 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama