KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7273 E., 2010/7414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 05.02.2008 gün ve 2007/55-2008/27 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.02.2010 gün ve 2008/5871-2010/1884 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası taşımacılık yaptığını, bu kapsamda 09.09.2002 tarihli navlun teklifini davalı yana geçtiğini, davalının teklifi kabul eden yazışmalarını davacı ile yaptığını, davacının bağlantının kurulması üzerine Çin’deki yükleyici ile yazıştığını ve davalıya 17.10.2002 tarihli yükleme planı ve ihbarını verdiğini, 16.11.2003 tarihli varış ihbarnamesinden taşınan emtianın İstanbul’a 15.11.2003 tarihine vardığının belli olduğunu, davalının gemiden boşaltılan emtiası ile ilgili olarak 18.11.2003 tarihinde depolama süresinin uzatılması için Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ne başvurduğunu ve iki kez ek süre aldığını,
fakat malı gümrükten çekmeyi başaramadığını, müvekkilinin malı taşıttığı alt taşıyıcılara ardiye, süresterya ve navlun ücreti ödediğini, davalının bu tutarları ödemediği gibi girişilen ilamsız takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, taşımadan kaynaklandığı iddia olunan navlun alacağı, ardiye ücreti, süesterya tazminatı ve liman masraflarının tahsili amacıyla girişilen ilamsız takibe yapılan itirazın iptalin ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı davalının Çin’den ithal ettiği malları deniz yoluyla Türkiye’ye taşıdığını, davalının taşımayı talep etmesine ve hatta gümrüğe gelen mallarla ilgili olarak Anbarlı Gümrük Müdürlüğü’nden iki kez ek süre istemesine rağmen taşımayla ilgili dava konusu ödemeleri yapmadığını ileri sürmüş, davalı taraf ise davalının malları kendisinin talebi olmadan ve henüz gönderen ile görüşmeleri tamamlanmadan taşıdığını, ithalatla ilgili akreditifin göndericinin sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle iptal edildiğini savunmuştur.
Görüleceği üzere davalı tarafın davacının taşıyan olmadığı yolunda bir savunması mevcut değildir. Aksine davalı taraf malı davacının taşıdığını, ancak taşıma hususunda kendilerinin talebi olmadığını savunmuştur. Bu itibarla mahkemenin davacının taşıyan olmadığı yolundaki gerekçesine itibar edilemez.
Ayrıca her ne kadar davacı taraf yazılı bir taşıma sözleşmesinin varlığını kanıtlayamamış ise de davalının akreditif açtırdığı malların Türkiye’ye gelmesinden sonra Anbarlı Gümrük Müdürlüğü’ne iki kez süre uzatım talebinde bulunması karşısında davalının talimatı olmadan malların taşındığı savunmasına itibar edilemez.
Dosyadaki yazılardan davacının davalıya yükleme ve varış ihbarında bulunduğu gibi davalı tarafça taşımayla ilgili olarak davacıya 24.09.2002 ve 26.09.2002 tarihli faksların da çekildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı taraf bu faksları gönderen Uğur Tural’ın işletme adına hareket etme yetkisinin bulunmadığını savunmuş ise de, anılan delillerin ek süre talepleriyle birlikte değerlendirilmesi ve hayatın olağan koşulları uyarınca davacının taşıtan, davalının ise taşıyan olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece davacının taşıyan olduğunun kabulüyle gerektiğinde alacak kalemleri ile davacı taraftan açıklama da alınarak davacının her bir alacak kalemi ile ilgili inceleme yaptırılarak neticesine göre karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle, yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin Dairemizin 18.02.2010 tarih, 208/5871 E, 2010/1884 K sayılı ilamının ortadan kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7273, K. 2010/7414, 25 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama