KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7301 E., 2010/7416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fİkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.12.2007 gün ve 2007/261-2007/330 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.02.2010 gün ve 2008/5063-2010/1532 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından piyasaya sunulan ürün ve ürün ambalajlarında müvekkili adına tescilli "Choco Prince" ve "Prince Foure" markalarıyla iltibas oluşturacak şekilde "Prens" ibaresini kullanarak markaya tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davacı markalarının tanınmış olduğunu tespitine davalı eylemlerinin tespit ve men' ine, şimdilik 1.000.000.00 TL maddi 250.000.000 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
1-Yargıtay ilamda benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemizin 11.02.2010 tarih ve 5063/1532 sayılı kararı birinci sayfasında dava konusu edilen manevi tazminat miktarının 250.000.000 TL olarak yazılması gerekirken 250.000.000.000 TL yazılmasının yazım hatasından kaynaklanmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle verilen 13.12.2007 tarih 261/330 sayılı kararda davanın kısmen kabulüne ve dava kısmen ret olunduğundan 1200 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, söz konusu kararın hüküm fıkrasının (1).bendinde davacı markasının tanınmış olduğunun tespiti isteminin TPE' nin davada taraf olmaması nedeniyle reddine ve (2) bendinde de davacının maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar verildiğine göre, işbu davada husumet ve feragat nedenlerine dayalı olarak davanın kısmen reddi sonucunda her bir ret nedeni için davalı taraf yararına ayrı ayrı vekalet ücreti tayini gerekirken bir kez vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir.
Ancak, Dairemiz' in 11.02.2010 tarih 5063/1532 sayılı kararının (2).sayfasında davalı yararına bir kez maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hususunda davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir.
Oysa, mahkemece Dairemizin önceki 28.06.2007 tarih ve 2560/9849 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle davacı markasının tanınmış marka olduğunun tespiti isteminin reddine karar verildiğine göre, ilk kez oluşturulan ret sebebine dayalı olarak vekalet ücreti bakımından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan söz edilemeyeceğinden, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin anılan kararının vekalet ücretine ilişkin gerekçesinin ortadan kaldırılması gerekmiştir.Öte yandan, açıklanan bu gerekçe itibariyle yerel mahkeme kararının bozulması gerekmekte ise de,
bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, mahkeme kararının hüküm fıkrası (4) bendinin HUMK.'nun 438/7.fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7301, K. 2010/7416, 25 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama