KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7325 E., 2011/17287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2008 tarih ve 2007/226-2008/790 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine Gürcistan Tiflis Bölge Mahkemesinde açmış olduğu tazminat davası sonunda 31/07/2003 tarihli kararla 1.157.082 USD’nin ödenmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek yabancı mahkeme kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilamın kesinleştiğine dair Gürcistan makamlarınca onaylanmış belge ve tercümenin bulunmadığını, müvekkilinin yabancı mahkemeye çağrılmadığını ve savunma hakkının kısıtlandığını, tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, yabancı mahkeme kararının tazminat alacağına ilişkin olup Türk mahkemelerinin münhasır yetki alanına girer nitelikte olmadığı, hükmün kamu düzenine aykırı olmadığı, mahkeme ilamının yetkili makamca onaylanmış tercümesinin dosya içinde olduğu, icra ödeme emri belgesi içeriğinde ilamın kesinleşmiş olduğu ibaresi bulunduğu, davalının yabancı mahkeme tarafından mevzuatlarına uygun olarak duruşmalara çağrıldığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunda belirlenen tenfiz şartlarının yerine getirildiği gerekçesiyle yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanması Hakkındaki Karar’ın 22/2-a maddesi gereğince tenfiz başvurusuna eklenecek belgelerden sayılan “ Kararın aslına uygunluğu tasdik edilmiş sureti, kararın kendisinden açık bir şekilde anlaşılamadığı takdirde, kararın kesinleşmiş olup icra kuvvetini haiz olduğunu tevsik eden bir belge” olarak,
dosya içerisindeki “Kararın kanunlu geçerlilik tarihi 02/09/2003” ibaresini içeren icra ödeme emri kabul edilmiş ise de, davalı vekili tarafından müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığı da ileri sürüldüğüne göre, dava dilekçesi, duruşma günü ve kararın tebliğinin anılan anlaşma hükümleri gereğince yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturulmak suretiyle yargılama sırasında savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı,
kararın, usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği belirlenerek sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan davanın kabulüne ilişkin karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7325, K. 2011/17287, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama