KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7328 E., 2010/6452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.10.2006 tarih ve 2004/102 - 2006/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 15.03.2001 tarihli BDDK kararı ile İktisat Bankası A.Ş’nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Bankalar Kanunu’nun 14/3-4. maddeleri gereğince TMSF’na devir edildiğini, TMSF’nin 15.03.2001 gün ve 33 sayılı yönetim kurulu kararıyla bankanın 30 trilyon TL ödenmiş sermaye tutarındaki zararını devir aldığından Bankalar Kanunu’nun 14.maddesi uyarınca banka hisse senetlerinin mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini ve bankaya yönetim ve denetim kurulu atandığını, bankanın en son aktif ve pasifleri ile birlikte Bayındırbank A.Ş. bünyesinde devren birleştirilmesine 20.03.2002 tarihinde karar verildiğinde,
müvekkilinin 4743 sayılı Kanun ile değişik 4389 Sayılı Kanun’un 14/7-a bendi uyarınca iki yıl içinde eski yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri hakkında varsa ibraların iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın Fon adına tazmini istemiyle dava açma yetkisinin bulunduğunu, Tasfiye Halinde İktisat Bankası A.Ş’nin 04.04.2002 tarihli genel kurulunda yönetim ve denetim kurulunun ibra edildiğini, ancak yapılan incelemeler sonucu alınan raporda müvekkili tarafından atanan yöneticilerin
kanun ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmeyerek sorumluluklarını gerektirecek şekilde işlemler yaptıklarının tespit edildiğini ileri sürerek, davalılar hakkında 2001 yılına ilişkin 04.04.2002 tarihli Tasfiye Halinde İktisat Bankası A.Ş. genel kurulunda verilen ibra kararlarının iptaline, fazlaya ait haklar saklı kalınarak kaydıyla şimdilik 204.263.549.978.224.-TL’nın (229.932.382 USD) 04.12.2000 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... ve arkadaşları vekili, davacı TMSF’nin her türlü harçtan muaf olduğunu, sorumlu tutulduğu vekalet ücreti kapsamında KDV bulunmadığını, gelir vergisi beyanında durumun müvekkilleri aleyhine olduğunu, kararın hüküm fıkrasında yasal avukatlık ücretinin "KDV hariç" ibaresini içermesi gerektiğini, bunun hükümde unutulduğunu ileri sürerek, bu yönde tavzih kararı verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Davacı vekili, tavzih istemine yanıt vermemiştir.
Mahkemece, istemin hükmün değiştirilmesi ve genişletilmesi sonucunu doğuracağı, tavzih koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir.
Tavzih kararının reddi kararını, davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ve arkadaşları vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7328, K. 2010/6452, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama