KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7344 E., 2010/9453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 gün ve 2005/499-2008/194 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.01.2010 gün ve 2008/7919-2010/289 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili bankanın mudisi olup, 21.06.2004 günü bankaya gelerek Tekel bayisi olan oğlu Selçuk Yavuzbaş adına Tekel hesabına 9.083.893.000 TL ve 26.165.125.000 TL’lik iki ayrı ödeme yapmak istediğini ancak bu paraları bankadaki kendisine ait fon hesabından fon bozdurmak suretiyle yapacağını söylediğini, banka görevlisinin davalının fon hesabına girerek toplam 35.249.018.000 TL fon bozması gerekirken, 9.083.893.000 TL yerine 9.083.893 TL yazmak suretiyle eksik fon bozduğunu, bu miktarın davacının istemi gibi oğlu adına Tekel hesabına 9.083.893.000 TL olarak yatırıldığını,
yapılan yanlışlık sonucu aradaki fark müşteriden tahsil edilmediği halde banka kasasından yatırılmış bulunduğunu, günün sonunda işlemi yapan görevlinin kasasının 9.074.809.107 TL açık vermiş olduğunu, tekel hesabına fazladan yatırılmış olan para geri çekilmiş ise de, davalının kendisinde bulunan hatalı dekont ile kötü niyetli olarak Tekel’den mal çekmiş olması nedeniyle müvekkili banka tarafından ana para ve faiz olmak üzere toplam 10.148,86 YTL’nin Tekel’e geri ödenmek zorunda kalındığını,
davalının yapılan hesap hatası sonucu haksız menfaat sağladığının kendisine bildirilmiş olduğu halde müvekkili bankanın zararını ödemediğini ileri sürerek, 10.148,86 YTL banka zararının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yapmış olduğu fon bozdurma işlemi ve nakit ödeme işlemlerinin işlemleri yapan görevlinin imzası ile onayladığı belgeler ile sabit olduğunu, davacının iddialarının belgeye dayanmadığını, soyut ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iddiasının kesin ve inandırıcı deliller ile kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.01.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7344, K. 2010/9453, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama