KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/736 E., 2010/4556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 gün ve 2007/170-2009/86 sayılı kararı bozan Daire’nin 19.10.2009 gün ve 2009/6516-2009/10686 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin kurucu ortağı olduğunu, yönetim kurulunda görev aldığını, dava dışı Ahmet İkiz’e ait taşıma hattı hakkını devraldığını, daha sonra bu hattı ... adlı şahsa sattığını, davalının bu devri gerekçe göstererek ortaklık kaydını sildiğini, oysa devrin hat hakkına yönelik bulunduğunu, ortaklığın devri sonucunu doğurmayacağı, kurucu ortak olarak zaten pay sahibi olduğunu ileri sürerek, halen ortak olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 04.10.2000 tarihli noterde düzenlenmiş devir sözleşmesiyle ortaklık ve hat hakkını ... adlı kişiye devrettiğini, devrin de ortaklıktan çıkarma nedeni olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin ilk kararın temyizi üzerine Dairemizin bozma kararı uyarınca verilen davanın kabulüne ilişkin kararın da temyizi üzerine ikinci kez Dairemizce bozulması sonrasında bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacının 04.08.2000 tarihinde Ahmet İkiz’den devraldığı dolmuş hattını 4.10.2000 tarihinde ...’ya devrettiği, bu şekilde Ahmet İkiz’den devraldığı hakkının sona erdiği, ancak, bu alım ve devir işlemleri öncesinde de davacının kooperatif ortaklığının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar,davalı vekilinin temyizi üzerine,
Dairemizin 24.06.2004 ve 19.02.2007 tarihli bozma ilamlarında belirtilen hususlarda gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kabulünün yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve avukat olan bilirkişi ile birlikte seçilen trafik polisi bilirkişi dosya ile ilgili kanaati oluşmadığından bahisle affını dileyip rapora imza atmamış olup, düzeltilmesi istenilen bozma alımında trafik polisinin de rapor düzenlemesinden ve uzman olmadığından sözedilmesinin maddi hataya dayalı olduğunun kabulü gerekmesine, birbirine zıt tespitler içerdiği belirilen bilirkişi raporlarından birinin avukat olan bilirkişinin, diğerinin ise esnaf olan diğer bir bilirkişinin raporu olup, bozma ilamında bu raporların kastedildiğinin anlaşılması gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK' nun 440'ncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/736, K. 2010/4556, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama