KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7414 E., 2011/17424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/02/2010 tarih ve 2009/351-2010/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... İmamgiler tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın Adapazarı Şubesinde bulunan hesabından internet bankacılığı aracılığı ile izni olmadan 5.450,00 TL nin tanımadığı Dilek Baş'ın İşbankası AŞ İstanbul Şirinevler Şubesinde bulunan hesabına aktarıldığını, yapılan EFT işleminin farkedilmesinin ardından ilgili kişinin hesabının bloke edildiğini, havale edilen paranın 2.000,00 TL sinin işlemi gerçekleştiren kişiler tarafından tahsil edildiğini, kalan 3.447,00 TL nin banka tarafından kendisine ödendiğini, akıllı SMS kullanmasına rağmen EFT işlemi sırasında cep telefonuna SMS gelmediğini, banka tarafından sim kartının ilgili kişiler tarafından kopyalanmış olabileceğinin bildirildiğini belirterek, 2.000,00 TL maddi zararının bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğunu, husumetin davalıya yöneltilemeyeceğini, davalı bankanın davaya konu işlemlere zamanında müdahale ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporları ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 2.000,00-TL nin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, davacının dava dilekçesinde saklı tutmadığı faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK.un 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı asil tarafından 10/03/2010 tarihli katılma yoluyla temyiz talebinde bulunulmuşsa da temyiz harcı yatırılarak temyiz defterine kaydedilmediğinden, usulüne uygun yapılmayan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davalı Yapı Ve Kredi Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7414, K. 2011/17424, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama