KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7471 E., 2010/9060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Afyonkarahisar Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
- Birleşen
- İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/28 Esas sayılı dosyası
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2007 gün ve 2006/93-2007/336 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.03.2010 gün ve 2008/11989-2010/2796 sayılı kararı aleyhinde davalı-birleşen davanın davacısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı ile müvekkilinin aynı alanda faaliyet gösterdiğini, ‘... ibaresini içeren unvanını 14.12.1995 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının tescilinin de 30.10.1997 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğunu, davalının aynı ibareyi marka olarak da tescil ettirdiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK.nin 8/5 nci maddesi uyarınca bu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ibareyi müvekkilinin tanıttığını, davacının markasal kullanımının bulunmadığını, ayrıca hükümsüzlük koşullarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalının işyeri tabelasında, evrak ve ürünlerinde müvekkilinin tescilli markası olan ‘... ibaresini kullanarak tecavüzde bulunduğunu, bu nedenle davalının borçları nedeniyle karışıklıktan dolayı müvekkili araçlarının yanlışlıkla haczedildiğini iddia ederek, anılan ibareyi ticari unvanı, işyeri tabelası, ürün ve şirket evrakında kullanması suretiyle tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların unvanlarının karışıklığa neden olacak şekilde benzedikleri, faaliyet konularının aynı ve benzer oldukları, davacı-birleşen davanın davalısının önceden tescil edildiği, davalı-birleşen davanın davacısının ‘... ibaresini aynı zamanda 19 ve 35 nci mal ve hizmet sınıflarında 28.02.2003 tarihinde adına marka olarak tescil ettirdiği, davacı-birleşen davanın davalısının unvanını tescil ettirdiği gibi kullandığı, markaya tecavüzünün kanıtlanmadığı, yapılan haczin unvan benzerliğinden kaynaklandığı,
davacı-birleşen davalısının 556 sayılı KHK'nin 8/5 nci maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğünü talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalıya ait markanın iptali ile sicilden terkinine, birleşen davanın reddine dair verilen kararın davalı-birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı-birleşen davanın davacısı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7471, K. 2010/9060, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama