KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7504 E., 2010/9448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/331 E - 2006/252 K
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2008 gün ve 2005/498-2008/49 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.03.2010 gün ve 2005/498 - 2008/49 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili şirketin 1974 yılından beri "şekil+özkar" ibaresi ile inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, "öz-kar" ibaresini inşaat sektöründe ilk kullananın müvekkili ortağı ve yönetim kurulu üyesi ... olduğunu, davalı şirketin "şekil+özkar" ibaresinin marka tescili için davalı kuruma başvurduğunu müvekkilinin itirazının en son YİDK tarafından ileri sürerek reddedildiğini, YİDK kararının iptalini, müvekkilinin ticaret unvanına vaki tecavüzün önlenmesini, davalının haksız rekabetinin tespit ve yasaklanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1987 yılından beri inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava açılıncaya kadar davacının varlığından dahi haberdar olmadığını, davacının ününden yararlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 1995 tarihinde tüzel kişilik kazandığı, dava konusu ibareyi kullananın davacı değil, davacı şirketin ortağı ... olduğu, ...'ın 1975 yılından beri kullandığı "öz-kar" ibaresini 1995 yılında davacı şirketinde kullanmasına izin verdiği ve şirketin ortağı olduğu, ancak marka başvurusunun yapıldığı 31.12.2002 tarihine kadar kendi eylemli kullanımına da devam ettiği, dolayısıyla davacının eylemli kullanımdan kaynaklanan hakları devralmadığı,
bu nedenle davacı şirketin ...'ın halefi olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki davacının ve adı geçenin yaklaşık 15 yıldan beri davalı kullanımına sesiz kalmaları karşısında itiraz haklarını kaybettikleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.03.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7504, K. 2010/9448, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama