KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/757 E., 2011/8543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Vekili Av.Hamza Recepoğlu
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.07.2009 tarih ve 2005/331-2009/387 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 18.03.2003 keşide tarihli 8.950,00TL’lik çek için keşideci Atılım Orm.Ür.Ltd.Şti. ve lehdar şirket hakkında icra takibinde bulunduğunu, şirket hakkında da karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin çekte imzası olmadığı, keşideci şirketin yetkilisi olmadığı halde hakkında ceza davası görülüp ceza aldığını, müvekkili hakkında yakalama emri düzenlenmesi üzerine icra tehdidi ve ceza baskısı altında davalı şirkete 7.000,00 YTL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 7.000,00 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibi ve suç duyurusunun davacı hakkında değil keşideci şirket hakkında yapıldığını, davacının şahsen ödemede bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çekte borçlu sıfatı bulunmadığı, keşideci şirket adına hareket etme konusunda vekaletnamesi bulunsa dahi kendisinden doğrudan talepte bulunulamayacağı, çekteki keşideci imzasının dava dışı şirket yetkilisine ait olduğu, karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkumiyet kararı alması nedeniyle cebri icra ve hapis baskısı altında ödeme yapmak zorunda kaldığı, ödemenin davacının eşi tarafından yapılsa da davacı adına yapılmış ödeme sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/757, K. 2011/8543, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama