KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7576 E., 2011/17347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2009/396-2009/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Güneşli- İstanbul Şubesinden verilen 22.12.2002 keşide tarihli, 8.500 TL bedelli keşidecisi dava dışı Balkanlar Gıda Ürün. San.Tic. Ltd. Şti.olan çeki ciro ile iktisap ettiğini müvekkilinin çeki tahsil amacıyla bankanın Ödemiş şubesine ibraz ettiğinde karşılığının bulunmadığını , borçlu hakkında icra takibi yaptığını, ayrıca karşılıksız çek suçundan kamu davası açıldığı,
şirket temsilcisi görünen meçhul şahsın başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle şirket kurup çek karnesi aldığını, davalı banka tarafından çekin keşidecisi hakkında yeterince araştırma yapmadan sahte evraklarla açılan hesap üzerinden çek karnesi verildiğini, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, bu şekilde müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek çek bedeli olan 8.500,00 TL'nin keşide tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davalının yetki itirazı kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı muhatap bankanın çek hesabı aç arken gerekli araştırmayı yapmaması ve özeni göstermemesi nedeniyle, çek hamilinin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
HUMK'nun 187 vd. maddelerine göre yetki ilk itirazı esasa cevap için yasaca belirlenen 10 günlük süre içinde yapılmaması halinde dinlenmez. Somut olayda 10 günlük cevap süresi içinde süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de, ilk itiraz olarak yetki itirazı ileri sürülmemiştir.
Dava cevap süresi ilk itirazlar bakımından hak düşürücü nitelikte olduğundan hakim yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden inceler.
Her ne kadar davalı vekili cevap süresinin uzatılmasını istemiş ise de, mahkemece bu konuda sürenin uzatılmasına ilişkin bir karar verilmemiştir. HUMK 197.maddesine göre sürenin uzatılmış sayılabilmesi için davalının bu konuda talepte bulunması ve mahkemenin de cevap süresinin uzatılmasına karar vermiş olması gerekir. Mahkemece cevap süresinin uzatılması hakkında (olumlu) bir karar verilmemiş ise davalının 10 günlük yasal süresi içinde yetki itirazında bulunması gerekir.
Bu süre geçirildikten sonra yapılan yetki itirazı süresinde olmadığından dinlenemez. (Baki Kuru, HMU, 5.baskı, sh.373). Bu itibarla mahkemece yetkisizlik ilk itirazının süresinde yapılmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7576, K. 2011/17347, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama