KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7671 E., 2010/9341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2007 gün ve 2006/153 - 2008/569 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.03.2010 gün ve 2009/2900 - 2010/2557 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde sigortalı işyerinde 04.01.2004 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, yaklaşık 20.500,00 YTL değerindeki malının çalındığını, davalıya 05.01.2004 tarihinde ihbarda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin zararının sigorta kapsamında olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 YTL’nın temerrüt tarihi olan 13.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, ıslahla toplam 20.000,00 YTL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan incelemelere göre davacıya ait işyerinin gayri faal bulunduğunu, işyerindeki yazar kasadaki kanuni değişikliklerin yapılmadığını, işyerinde meydana gelen hırsızlık olayından çok kısa bir süre önce işyerinin faaliyetlerinde artış olduğunu, davacının fatura karşılığı aldığını iddia ettiği malların sevk irsaliyeleri, ambar sevk fişleri ve ambar tesellüm belgelerini ibraz etmediğini, çalındığı iddia edilen malların sigortalı işyerine hiç girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının işyerindeki hırsızlık nedeniyle davalıdan talep edebileceği tutarın 18.855,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı ve davalı yararına ayrı ayrı bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7671, K. 2010/9341, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama