KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7676 E., 2012/147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2009/22-2010/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tescilli tanınmış “SARAY” ibareli marka ile bisküvi ve benzeri gıda ürünlerinin üretim ve satışını yaptığını, İtalya' da yerleşik davalı şirket adına tescilli 2005/48220 sayılı şekil markasının, 30.sınıf ürünler için 556 sayılı KHK'nin 7. maddesinin a,c ve e bendi hükümlerine aykırı olarak tescil edilmiş olduğunu ileri sürerek, davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline ait markanın kırmızı bir fon üzerine yerleştirilmiş, bir adet vişne figürü ile özgün bir kompozisyondan oluştuğunu, ayırt ediciliğinin bulunduğunu, WIPO nezdindeki bir çok ülkede yerel ve OHİM nezdinde de bölgesel tescilinin bulunduğunu, vasıf bildirici veya mala asli değerini veren zorunlu işaret olarak kabul edilmediğini, ortalama tüketicilerin bu markayı gördüklerinde müvekkili ve markasını hatırladıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının İtalya’daki yerel tescili mesnet alarak 16.08.2005 tarihinde WİPO nezdinde 30. sınıf için tescil ettirdiği "dalgalı kırmızı bir fon üzerine yerleştirilmiş, bir adet vişne figüründen oluşan kompozisyondan" ibaret şekil markasının 30. sınıf emtiayı akla getirmediği, anılan ürünlerin özelliklerini ön plâna çıkarmadığı yahut çağrıştırmadığı, ürünlerin cinsine uzak olarak anlamlarından arındırılmış biçimde yaratılmış ayırt edici nitelik taşıyan bir işaret olduğu,
malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın biçimini veya mala asli değerini veren bir işaret olmadığı, özel bir kompozisyon ile tasarlanmış bu işaretin 556 sayılı KHK’ nin 7. maddesinin a, c, d, e ve diğer bentleri anlamında da bir eksiklik taşımadığı, özellikle Paris Sözleşmesinin 4. mükerrer 6 ile TRİPS’ in 15. maddesi hükümleri de nazara alınarak davalı markasının hükümsüz kılınmasına neden olacak bir eksikliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ..../...
2010/7676 2012/147
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK 18.01.2012 - SK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7676, K. 2012/147, 16 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama