KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7682 E., 2011/17330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2010 tarih ve 2009/416-2010/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, müvekkilinin 22.09.2005 tarihinde yolcu olarak seyahat ettiği, davalı ... şirketine sigortalı olan ... plakalı minibüs ile ...’a ait ... plakalı kamyonun çarpışması sonucunda yaralandığını, %37 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğini, müvekkilinin sulh hukuk mahkemesinde aynı davalılara ikame ettiği kısmi davanın derdest olduğunu ileri sürerek limit miktarından bakiye kalan 49.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte asıl davanın davalılarından müteselsilen , 50.000 TL olan poliçe limitinin tamamının birleşen davanın davalısı sigortacıdan olay tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan ... plakalı minibüsün 08.12.2004-2005 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, ancak somut olayda meydana gelen maddi tazminatlardan poliçedeki limit ve kusur oranı ile sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvurusunun bulunmadığını, bu sebeple olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirtmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 28.09.2009 tarih ve 9073/9628 sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta limiti ile sınırlı olduğu, tazminat miktarının bu limiti aştığı ve herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın limit ile sorumlu olduğu gerekçesiyle 50.000 TL’nin 04.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, Dairemizin 28.09.2009 tarih ve 9073/9628 sayılı ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda birleşen davada 50.000 TL tazminatın 04/10/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, davalı ... tarafından 10.09.2007 tarihinde davacıya 49.468 TL ödeme yapılmış ve davacı vekili tarafından davalı bu miktar üzerinden ibra edilmiştir. Mahkemece bu ödeme belgesinin dikkate alınmaması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan, davalı ... aleyhine iş bu davanın ikame tarihi olan 05.03.2007 tarihinden önce ihtarda bulunmadığı gibi asıl dava (Doğubayazat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/2003 E, 2007/334 K) ile önceki ilk kısmi davada (Doğubayazat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/251 E, 2007/69 K) davalı olarak da gösterilmemiştir. Bu sebeple iş bu davanın açılma tarihi olan 05.03.2007 tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğünün kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken 04.10.2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7682, K. 2011/17330, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama