KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/785 E., 2011/8627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2009 tarih ve 2007/18-2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Çin Halk Cumhuriyetinde 12. sınıfta tescilli “Regal Raptor Pagsta Dadwy+şekil” markalı motorsiklerden satın alan davalının daha sonra bu markayı kendi adına TPE nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin distribütörlük anlaşması yaptığı dava dışı Motomaks A.Ş’ye göndermiş olduğu gümrükteki mallarına davalının kötü niyetli olarak el koydurmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğünü ve haksız eylem nedeniyle 73.679 USD maddi, 10.000 USD manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ülkemizde tescilli markası bulunmadığından talepte bulunamayacağını, davacının tanınmış markası olmadığını, taraf markalarının birbirinden farklı bulunduğunu, müvekkilinin 28/07/2005 başvuru tarihli 12. sınıfta tescilli marka hakkına dayanarak taklit mal sokulmasını engellemesinin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğu, davalı markanın tescil başvuru tarihi olan 28/07/2005 tarihinden önce bu markalı ürünlerin davacı tarafından davalıya satıldığı, davalının kendi internet sitesinde 2006 yılı başından itibaren davacının ürettiği ürünlerin (motosikletlerin) distribütörü olduğunu açıklayarak davacı tarafın marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu bildiğinin ticari tanıtımıyla sabit bulunduğu,
davalının daha önceden ticari ilişkisi olan alım satımını yaptığı ihtilafa konu markayı bilmesine rağmen marka sahibinin izni olmaksızın markayı kendi adına tescil ettirmesinin basiretli tacir sıfatına ve dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu, kötü niyetli tescilin tek başına dahi terkin nedeni olabileceği, davalının kötü niyetli edindiği markayı kullanma sınırını aşarak gerçek marka sahibinin daha önceden de Türkiye'ye ithal ettiği motosiklet ithalatını kötü niyetli olarak gümrükte durdurarak davacının gümrük depolarında konteyner kira bedeli ödemesine,
ithalatın gerçekleşmemesi sebebiyle Çin Halk Cumhuriyeti’nden ülkemize kadar ve ülkemizden de tekrar Çin Halk Cumhuriyetine kadar nakliye, navlun ve gümrük vergisi ödemesine yol açtığı, tescilli marka hakkını kötüye kullandığı gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne, 85.457,58 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve somut uyuşmazlık bakımından marka sahibi davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğinin sabit bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/785, K. 2011/8627, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama