KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7883 E., 2010/7533 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.04.2010 tarih ve 2010/47-2010/47 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile borçlu ... arasında 15/03/2004 tarihli kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, borçlunun borcunu zamanında ödememesi nedeniyle ihtar çekildiğini, borçlunun mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, 1.053 TL borca yeter miktarda taşınır taşınmaz malları ile 3. şahıslarda bulunan hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini istemiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz dayanağı kredi kartı üyelik sözleşmesinin ibraz edilmediği, hesabın kat edildiğine ve istenebilir olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı, borçlunun mal kaçırma çabası içinde olduğuna, alacağın rehinle temin edilmediğine dair delil sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
2004 Sayılı İİK.257. maddesinde ihtiyati haczin şartları belirtilmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Bu durumda, alacağın muaccel hale gelmesi böyle bir kararın verilebilmesinin gerekli şartlarından biridir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden banka ile borçlu arasında kredi kartı sözleşmesi bulunup, ihtiyati haciz talebine hesap özeti de eklenmiştir. Buna göre banka tarafından borçluya 15/02/2010 tarihinde kat ihtarı gönderilip, borçlunun aynı konutta birlikte oturan kızına 22/02/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Banka tarafından anılan borçluya tebliğ edilen kat ihtarnamesinin İ.İ.K.nun 68/b maddesi anlamında belge olduğunun kabulü gerekeceğinden, İ.İ.K.nun 257.maddesinde aranan şartların borçlu hakkında, banka yararına oluşmuş bulunmasına göre, ihtiyati haciz talep eden banka vekilinin isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebinin reddine dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7883, K. 2010/7533, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama