KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7983 E., 2012/9447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2009/100-2010/16 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Küba'da kurulu, tütün ürünleri konusunda Dünya'nın önde gelen şirketlerinden birisi olduğunu, ürünlerinde "COHIBA+şekil" markasını kullandığını, anılan markanın 21,30 ve 34. Sınıf ürünler için Türkiye'de de 1986 tarihinde tescil edildiğini, davalının ise "CHE+Şekil" markasını 33, 34 ve 35. Sınıf mallar için müvekkilinin tasarımı ile aynı renk ve şekilde ve kötüniyetli olarak adına 2000/18439 numara ile tescil ettirdiğini, zira davalının daha öncesinde başka bir markası için müvekkili ile lisans sözleşmesi imzaladığını ileri sürerek, davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı markasının 23.01.2003 tarihinde tescil edildiği, davacının markasının yurt dışında 1966 yılından itibaren kullanılmaya başlandığı, Türkiye dahil Dünya'nın her yerinde pazarlandığı ve ansiklopedilerde yer alacak düzeyde tanınmışlığa ulaştığı, davacı markasının şekil kısmının tek başına ayırt edici ve baskın unsurunu oluşturduğu, davalı markasında da bu şeklin neredeyse kopya düzeyinde kullanıldığı, markanın çok tanınmış olduğundan davalı tarafından farklı ürünlerde kullanılmasının, markanın tanınmışlığına ve ayırt edici vasfına zarar verebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile aynı sektörde çalışan davalının kötü niyetli olduğunun dosya kapsamından anlaşılmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7983, K. 2012/9447, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama